Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan, BES’te Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) acil revizyon gerektiğini belirtti. Doğan, yazısında, sistemin uzunca bir süredir patinaj yaptığına dikkat çekti.

Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan, BES’te Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) acil revizyon gerektiğini belirtti. Doğan, yazısında, sistemin uzunca bir süredir patinaj yaptığına dikkat çekti.
Yazısında, 2017 yılında, tüm çalışanların, işverenleri tarafından BES’e alınmasını sağlayan otomatik katılım uygulamasının başlatıldığını, işverenlerin çalışanların brüt maaşlarından her ay yüzde 3 kesip, BES’e aktardığını ifade eden Doğan, “Otomatik katılım sistemine tüm çalışanlar zorunlu dahil ediliyor ancak isteyen çıkabiliyor. Yani giriş zorunlu çıkış serbest. Konu, çalışanların maaşlarında kesinti olunca, birikimlerin değerlendirileceği fonlar da yalın ve kısıtlı tutuldu ki, çalışanların tasarrufları erimesin. Dokuz yıl önce sistem böyle kurgulandı ve aynı kurguyla da devam ediyor” dedi.
Dokuz yılda, 350 binden fazla işletmede, 33 milyona yakın çalışanın zorunlu olarak sisteme girdiğini, çalışanların tamamının sisteme giriş yaptığını vurgulayan Doğan, “Ancak kimi girer girmez çıktı, kimi birkaç ay sonra, kimi birkaç sene sonra ayrıldı. Özetle bu süre içinde 26 milyondan fazla çalışan sistemden; o veya bu nedenden ötürü çıktı. Bugün 7 milyon 897 bin çalışan halen otomatik katılım sisteminde. Bardağın dolu tarafını görürseniz, fena bir rakam değil. Son birkaç yılı inceledim, sistemdeki çalışan sayısı kimi yıl 100-200 bin kişi artıyor, kimi yıl eksiliyor, ama 7.5 milyonlarda takılmış kalmış durumda; ne uzuyor ne kısalıyor” dedi.
Doğan, sistemdeki çalışanların BES’teki birikim toplamının 153 milyar TL olduğuna da değinerek, “Çok kaba bir hesapla, 153 milyar TL’lik fon büyüklüğünü bölün 7.8 milyona, çalışan başına düşen ortalama tasarruf tutarı ortaya çıkıyor. Çok komik bir rakam” diye yazdı.
Düne kadar otomatik katılım sisteminin, çalışan, işveren ve devlet katkısı ile tamamlayıcı emeklilik sistemine dönüşeceğini de hatırlatan Doğan, şu tespitleri yaptı:
“Hem 2025-2027 dönemini hem de 2026-2028 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programlarda (OVP), tamamlayıcı emeklilik sistemi yer alıyordu. Öyle ki, 2026 yılının ikinci çeyreğinde uygulamaya geçilecekti. Böylece, dokuz yıldır patinaj yapan otomatik katılım sistemine yeni bir açılım gelecekti. Ama artık tamamlayıcı emeklilik gündemde değil ve ne zaman gelir bilinmez. Özetle durum şöyle. Çalışanların sisteme girer girmez çıktığı, bu nedenle de sistemdeki çalışan sayısının artmadığı, bundan dolayı da çalışanların fonunun büyümediği bir otomatik katılım sistemimiz var. İşveren yasal zorunluluktan dolayı istemeye istemeye iş aldığı kişiyi sisteme dahil ediyor, emeklilik şirketleri de artık olayı angarya olarak görüyor.”
Noyan Doğan, otomatik katılım sisteminde acil revizyona ihtiyaç olduğuna da dikkat çekerek, şunları yazdı:
“Birincisi, maaşlardan yapılan yüzde 3 kesintinin artması gerekiyor. Gerekiyor ki, çalışan başına düşen tasarruf tutarı da artısın. İkincisi, otomatik katılım sisteminde, tasarrufların değerlendirildiği fonlara da müdahale edilmesi gerekiyor. Mevcut fonlar ile çalışanın tasarrufları artmıyor. Çünkü birikimlerin yatırım yapıldığı fonlar kısıtlı. Bu yüzden de getiriler çok düşük. Düşük olduğu için, ne sistemdeki fon büyüklüğü ne de çalışanın birikimi artıyor. Getirileri artıracak bir fon sistemine geçilmesi lazım.
Kimse kusura bakmasın açıkça söyleyeyim, bu sistem, bu haliyle çalışanın emekliliğine katkı sağlayacak bir yapıda değil. Dokuz yıl önce çıkış amacı böyleydi ve doğruydu ama artık değil.”














