spot_img
Salı, Eylül 29, 2026

GÜNCEL HABERLER

İLKSAN üyelerinin sağlık güvencesi Unico Sigorta’ya emanet

0
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı (İLKSAN), 298 bin üyesi için Unico Sigorta ile Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası anlaşması yaptı. 23 Eylül’de düzenlenen...

Katılım Emeklilik Erken BES maskotu BESTİ’yi tanıttı

0
18 yaş altı BES’te önde gelen kuruluşlardan biri olan Katılım Emeklilik, daha fazla çocuk ve genci erken yaşta BES ile tanıştırmak amacıyla iletişim stratejisine...

Türkiye Sigorta 5 sezondur basketbolun yanında

0
Türkiye Sigorta, yeni sezonda da Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi ve Türkiye Sigorta Türkiye Basketbol Ligi isim sponsorluklarını sürdürerek Türk basketboluna desteğine devam ediyor....

27. HDI Sigorta Sadri Alışık Ödülleri sahiplerini buldu

0
Tiyatro ve sinema dünyasının farklı kuşaklarını 27’nci kez aynı sahnede buluşturan HDI Sigorta Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen...

Anadolu Sigorta’dan, net sıfır hedefi için güneş enerjisine yatırım

0
Sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ve uzun vadeli değer yaratma anlayışının önemli bir parçası olarak gören Anadolu Sigorta, çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalarına yeni bir...

AXA Sigorta’dan Genç Para Sporculara destek

0
AXA Sigorta ile Türkiye Milli Paralimpik Komitesi, genç para sporcuların yetiştirilmesine yönelik üç yıl sürecek değerler ortaklığı başlattı. Bu kapsamda, Los Angeles 2028 Paralimpik...

Allianz Trade: Sektörler yüksek faiz, jeopolitik belirsizlik, ticaret savaşlarıyla mücadele ediyor

0
Allianz Trade’in hazırladığı Sektör Atlası Raporu’na göre zorlu ve hâlâ direnç gösteren bir makroekonomik görünüm tablosu mevcut. Küresel büyümenin 2026’da yüzde 2,5’e gerilemesi, ardından...

Anadolu Sigorta Bir Adım Daha Koşusu Haliç’te sporseverleri buluşturdu

0
Anadolu Sigorta’nın sağlıklı yaşamı desteklemek ve koşu kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla bu yıl ilk kez düzenlediği “Bir Adım Daha Koşusu”, İstanbul Haliç’te gerçekleştirildi....

TSB, Kazakhstan Insurance Forum 2026’ya katıldı

0
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Ayhan Sincek ve Genel Sekreter Yardımcımız Şenol S. Şentürk, Kazakistan’ın Almatı kentinde düzenlenen Kazakhstan Insurance Forum...

AXA Türkiye, ‘House of Brokers’ buluşmasında iş ortaklarıyla bir araya geldi

0
AXA Türkiye, broker ve captive iş ortaklarıyla arasındaki güçlü iş birliğini pekiştirmek amacıyla düzenlediği “House of Brokers” buluşmasını bu yıl da gerçekleştirdi. Feriye’de düzenlenen...
GenelBulaşıcı hastalıklar, istihdam krizleri, dijital eşitsizlik…

Bulaşıcı hastalıklar, istihdam krizleri, dijital eşitsizlik…

Küresel Riskler 2021 Raporu açıklandı. 2020 yılında dünya, salgın gibi uzun vadeli riskleri görmezden gelmenin yıkıcı etkilerini yaşadı, yeni yayımlanan Küresel Riskler 2021 Raporuna göre pandemi artık acil bir risk. Kovid-19 salgını eşitsizlikleri ve sosyal parçalanmayı artırıyor, önümüzdeki 3-5 yıl içinde ekonomiyi tehdit edecek ve 5-10 yıl içerisinde ise jeopolitik istikrarı zayıflatacak. Aynı zamanda çevresel kaygılar hala gelecek on yıl için olasılık ve etki açısından listenin başında geliyor. 

Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı Küresel Riskler Raporu, son 15 yıldır dünyayı pandeminin tehlikeleri konusunda uyarıyor. 2020 yılında uzun vadeli riskleri görmezden gelmenin ve bu risklere hazırlanmamanın sonuçlarını yaşadık. COVID-19 pandemisi yalnızca milyonlarca cana mal olmakla kalmadı, aynı zamanda uzun süredir devam eden sağlık, ekonomik ve dijital alanlardaki eşitsizlikleri de derinleştirdi. Milyarlarca bakıcı, işçi ve öğrenci – özellikle pandemiden önce dezavantajlı olan azınlıklar – şimdi toparlanmanın ortaya çıkarabileceği yeni ve daha adil toplumlara giden yolları kaçırma riski altında. Bugün yayınlanan Küresel Riskler Raporu 2021’e göre bu gelişmeler çevresel bozulma gibi uzun vadeli zorlukları ele almak için gereken küresel iş birliğini daha da engelleyebilir.

Teknoloji erişimi ve dijital yetenekler söz konusu olduğunda, “sahip olanlar” ve “olmayanlar” arasındaki uçurum, sosyal uyumu bozma riski taşıyor. Gençler bir nesil içinde ikinci küresel krizle karşı karşıya kaldıklarından ve önümüzdeki on yılda fırsatları tamamen kaçırabileceklerinden, bu durum özellikle dünya çapındaki gençleri etkileyecektir.

Çevresel Riskler Listeyi Domine Ediyor

Kovid-19’un neden olduğu finansal, dijital ve itibara yönelik baskılar, birçok şirketi ve iş gücünü geleceğin pazarlarında geride bırakma tehdidini de beraberinde getiriyor. Bu potansiyel eşitsizlikler devletler için toplumsal bölümlenmelere neden olabilirken, orta büyüklükteki güçler küresel masada kendilerine bir yer bulamazsa giderek artan gergin ve kırılgan bir jeopolitik görünüm, küresel toparlanmayı da engelleyecektir. Bir kez daha gelecek on yıla baktığımızda çevresel riskler, etki ve olasılık bakımından listeyi domine ediyor. Toplumsal bölünmeler, belirsizlik ve kaygı, gezegenin devam eden kötüleşmesini ele almak için gereken koordinasyonu sağlamayı daha da zorlaştıracak.

Raporda katılımcılar ilk kez risklerin dünya için ne zaman kritik bir tehdit oluşturacağı algılarına göre de riskleri derecelendiriyor. Belirgin ve mevcut tehlikeler (0-2 yıl); bulaşıcı hastalıklar, istihdam krizleri, dijital eşitsizlik ve gençlerin hayal kırıklığı gibi yaşam ve geçim kaynakları ile ilgili endişeleri ortaya çıkarıyor. Orta vadede (3-5 yıl) katılımcılar varlık balonu patlamaları, BT altyapısının çökmesi, fiyat istikrarsızlığı ve borç krizleri gibi gerçekleşmesi birkaç yıl sürebilecek zincirleme ekonomik ve teknolojik riskler tarafından dünyanın tehdit edileceğine inanıyor. Varoluşsal tehditler (5-10 yıl) – kitle imha silahları, devletlerin çöküşü, biyolojik çeşitlilik kaybı ve olumsuz teknolojik ilerlemeler – uzun vadeli endişeleri domine ediyor.

Zahidi: “Küresel Salgın Riski Gerçeğe Dönüştü”

Dünya Ekonomik Forumu Genel Müdürü Saadia Zahidi konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “Bu raporun 2006 yılından beri vurguladığı küresel salgın riski 2020 yılında gerçeğe dönüştü. Hükümetler, iş dünyası ve diğer paydaşlar için bu tür uzun vadeli riskleri ele almanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Ancak hepimizin bu durumdan çıkarması gereken ders; uzun vadeli riskleri görmezden gelmenin, bu risklerin gerçekleşme olasılığını azaltmadığıdır. Hükümetler, iş dünyası ve toplumlar pandemiyi geride bırakmaya başladıkça, bir yandan acilen kolektif dayanıklılığımızı ve şoklara yanıt verme kapasitemizi geliştiren yeni ekonomik ve sosyal sistemleri oluşturmaları, bir yandan da eşitsizliği azaltacak, sağlığı iyileştirecek ve gezegenimizi koruyacak adımları atmaları gerekiyor. Önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek Davos Agenda etkinliği, bu yeni bağlamda ihtiyaç duyulan ilkeleri, politikaları ve ortaklıkları şekillendirmek için küresel liderleri harekete geçirecek.”

Rapor aynı zamanda Kovid-19’a verilen yanıtları da yansıtıyor ve küresel dayanıklılığı desteklemek için tasarlanmış dersler çıkarıyor. Bu dersler, analitik sistemlerin formüle edilmesini, risk savunucularını teşvik etmeyi, açık ve tutarlı iletişim yoluyla güven inşa etmeyi ve yeni ortaklık biçimleri yaratmayı içeriyor. Raporda belirtilen temel riskler; ülkelere, işletmelere ve uluslararası topluma, önemli riskler karşısında tepki vermek yerine harekete geçme konusunda yardımcı olacak tavsiyelerle tamamlanmaktadır. Rapor; jeomanyetik bozulma, kazara savaşlar ve zeka-makine arayüzlerinin sömürülmesi dahil olmak üzere -uzman öngörü egzersizlerinden alınmış dokuz yüksek etkili, düşük olasılıklı olay- “sınır risklerine” genel bir bakışla sona eriyor.

Giger: “En Büyük Uzun Vadeli Risk, İklim Değişikliği”

Zurich Sigorta Grubu Riskten Sorumlu Başkan Peter Giger, “Dijital dönüşümün hızlanması, örneğin 2025 yılına kadar neredeyse 100 milyon yeni işin yaratılması gibi büyük faydalar vaat ediyor. Bununla birlikte dijitalleşme yaklaşık 85 milyon işin yerini alabilir ve yetişkinlerin yüzde 60’ı hala temel dijital becerilere sahip olmadığından, bu durum mevcut eşitsizliklerin derinleşmesine neden olabilir. En büyük uzun vadeli risk, iklim değişikliğinin iyileştirilmesi ve uyum çabaları konusunda başarısızlık olmaya devam ediyor. İklim risklerine karşı bir aşı mevcut değil, bu nedenle salgın sonrası iyileşme planlarında mutlaka daha iyiyi inşa etmek için sürdürülebilirlik gündemlerle uyumlu büyümeye odaklanmalıdır” açıklamalarında bulundu.

Klint: “Yeni Güvenlik Açıkları Ortaya Çıkıyor”

Marsh Kıta Avrupası Risk Yönetimi Lideri Carolina Klint konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle açıkladı: “Kovid-19’un ekonomik ve toplumsal sonuçları, herhangi bir aşı uygulamasından çok sonra bile şirketlerin müşterileri ve çalışanları ile etkileşim şekillerini derinden etkileyecektir. Şirketler işyerlerini dönüştürdükçe yeni güvenlik açıkları ortaya çıkıyor. Hızlı dijitalleşme siber riskleri artırıyor, tedarik zincirindeki kesintiler iş modellerini kökten değiştiriyor, ayrıca sağlık sorunlarındaki ciddi artış, çalışanların uzaktan çalışmaya geçişini beraberinde getiriyor. Gelecekteki şoklara karşı dirençlerini artırmak isteyen her şirketin, risk azaltma stratejilerini güçlendirmesi ve bu stratejileri sürekli olarak gözden geçirmesi gerekiyor.”

SK Grup Toplumsal Değerler Komite Başkanı Lee-Hyung hee “2020 yılında yaşadığımız pandemi, dünya çapında ekonomilerin ve toplumların temellerini sarsan bir stres testiydi. Sistemik şoklara karşı dayanıklılığı yeniden inşa etmek, önemli miktarda finansman, uluslararası işbirliği ve daha fazla sosyal uyum gerektirecektir. Erken dijitalleşen ekonomilerin 2020’de görece daha iyi performans gösterdiğini bildiğimiz için, esneklik dünya çapında devam eden büyümeye de bağlı olacaktır. 5G ve yapay zekanın sürekli dağıtımının bir büyüme motoru olarak ortaya çıkması gerekiyorsa, dijital bölünmelerin arasında boşluğu acilen kapatmalı ve etik riskleri ele almalıyız” dedi.

İLGİLİ HABERLER