Çoğu işveren bu sigortadan habersiz

Günümüzde artan iş kazası ve meslek hastalığı sayılarına bakıldığında işverenlerin hukuki sorumluluk sigortasına sahip olması ülkenin çalışma koşullarını daha güvenilir sınırlara getireceği söylenebilir. İşveren hukuki sorumluluk sigortası sadece işvereni değil işçiyi de koruma altına alıyor. İşte, günümüzde halen birçok işverenin çeşitli nedenler ile başvurmadığı işveren hukuki sorumluluk sigortasında tüm merak edilenler.

Bilgeç Hukuk&Danışmanlık’tan Av. Rumeysa Avcı yazdı

İş kazası, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevin ifası esnasında, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olaylardır. Meslek hastalığı ise işçilerin çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya iş şartları yüzünden uğranılan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

İş kazası veya meslek hastalığı sebebi ile birçok işçi mağdur olmakla birlikte, Türk Hukuk sisteminde bu zararlar Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile güvence altına alınmaktadır. Ne var ki, SGK tarafından karşılanan kısım çoğu zaman işçinin uğradığı gerçek zararın altında kalmaktadır. Bu aşamada ise Sigorta Hukuku devreye girerek, işçilere karşı işverenin hukuki sorumluluğunu güvence altına alan işveren sorumluluk sigortası karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde halen birçok işverenin çeşitli nedenler ile başvurmadığı bu sigortanın incelenmesinde fayda olacaktır.

Türkiye Birinci Sırada Geliyor

İşverenlerin iş kazalarının meydana gelmesini önlemek maksadıyla gerekli tüm tedbirleri alması, İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatına uygun olarak hareket etmesi ve ihmali durumlardan kaçınması gerekmektedir. Maalesef ülkemizde alınan tedbir ve önlemlere rağmen, kimi zaman ise ihmaller nedeni ile artan iş kazası oranları ile karşılaşılmaktadır.

Avrupa Birliği’nin (AB) resmi istatistik ofisi Eurostat ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre Türkiye, iş kazalarında en fazla insanın hayatını kaybettiği ülkeler sıralamasında birinci konumdadır. İş kazaları nedeni ile işçi işveren ve SGK üçgenindeki hukuki süreçlerde ise karşımıza birçok farklı durum çıkmaktadır. Yargıtay içtihatlarında, işverenlerin iş kazalarından doğan hukuki sorumluluğunun niteliği bakımından uygulamadaki yaklaşımları ise tartışmalıdır.

İşverenler Birçok Hukuki Sorumlulukla Karşı Karşıya

Bu konudaki görüşler, kusur sorumluluğu ile kusursuz sorumluluk olarak ikiye bölünmüş durumdadır. Ancak çoğu durumda işçinin uğradığı zarar için, SGK’nın ise ödediği bedelin rücuen tahsili amacıyla işverene yöneldiği görülmektedir. İşçilerin iş kazası sonrasında ortaya çıkan zararlarının tazmini belirli oranlarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmakta ise de işçinin gerçek zararının karşılanmaya kısmı için işverenden talep hakkı bulunmakla birlikte, SGK’nın da şartların sağlanması halinde işçiye ödediği tutarları işverene rücu hakkı karşısında işverenler birçok hukuki sorumluluk hali ile karşılaşmaktadır. Bu halde ise işverenin sorumluluklarını sigorta ettirme ihtiyacı ile işveren hukuki sorumluluk sigortası karşımıza çıkar.

İşveren Hukuki Sorumluluk Sigortası Nedir?

İşveren Hukuki Sorumluluk Sigortası ile işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek (düşecek) hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.

Sigortacı, ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle de yükümlü olacaktır. İşveren ile sigortacının arasında akdedilen bu sigorta türü, zorunlu olmayıp, isteğe bağlı bir sigortadır.

Neleri Karşılar?

Taraflar arasında oluşturulan poliçe ile işverenin işçiye ve SGK’ya karşı sorumlu olduğu tutarlar üzerinden hukuki sorumluluğunu sigorta şirketi üzerine almaktadır. Poliçe ile güvence altına alınan riziko kapsamı, İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi ile “Bu poliçe, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve Sosyal Sigortalar Kanununa tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işverenden talep edilecek ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı Kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonunda ödenecek tazminat miktarlarını, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.  Sigortacı ayrıca bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde hükmolunan mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı, avukatlık ücreti dahil dava masraflarına, ancak sigorta bedeli nisbetinde iştirak eder” şeklinde tanımlandığı üzere sınırları çizilmektedir. Bunun haricinde aksine bir anlaşma yok ise teminat kapsamı dışında kalan haller ise Genel Şartlar 2. maddesinde düzenlenmektedir. Maddeye göre;

Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Kapsamı Dışında Kalan Haller

  • İşçilerin, işverenler tarafından ayarlanmış bir taşıt ile iş sahasına gidiş-gelişleri sırasında karşılaşabilecek kazalar,
  • işçilerin, işverenler tarafından bir görev nedeniyle başka bir yere gönderilmeleri sırasında asıl işini yapmaksızın geriye kalan zamanlar sırasında karşılaşılacak kazalar,
  • Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında meydana gelen iş kazaları,
  • Meslek hastalıkları sonucunda meydana gelecek tazminat talepleri,
  • Manevi tazminat talepleri olarak düzenlenmektedir.

Genel Şartlarda sayılan sigorta kapsamındaki durumlar ile tarafların anlaşması halinde teminat kapsamına dahil edilebilecek haller dışında mutlak olarak teminat kapsamında bulunmayan ve anlaşma halinde dahi dahil edilemeyecek durumlar ise 3. maddede düzenlendiği üzere;

Teminat Dışında Kalan Haller

  • Kasıtlı olarak düşürülme veya bilerek sebebiyet verilen kazalar sonucunda ortaya çıkacak tazminat talepleri,
  • Harp, istila, çarpışma (harp ilan edilmiş olsun, olmasın) iç harp, ihtilal, isyan, ayaklanma ve bunların gerektirdiği  güvenlik ve askeri hareketler sebebiyle meydana gelebilecek bütün hasarlar,
  • Terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotajı önlemek ve engellemek amacıyla yapılan müdahaleler sonucunda ortaya çıkacak hasarlar olarak belirlenmektedir.

İşverenin Hukuki Sorumluluk Sigortasında poliçe ile sigorta edilen sorumluluk, iş kazası nedeniyle işçinin sosyal sigorta tarafından karşılanmayan zararları ile işverenin SGK tarafından kendisine yöneltilecek rücu talepleridir. Bu sigorta ile ilgili olarak bir dava açılması halinde, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretleri de teminat dahilinde değerlendirilmektedir.

İşveren sorumluluk sigortası sözleşmeleri tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Yine bu sözleşmede, iki taraf, sigortacı ve sigorta ettiren bulunur. Fakat sigorta sözleşmesinin meydana gelebilmesi için yukarıda bahsedildiği üzere sigorta sözleşmesinin bir tarafı işveren olmak zorundadır.

Sadece İşvereni Değil İşçiyi de Koruma Altına Alıyor

İşveren tarafından poliçe düzenlenen sigorta şirketine ödenecek primler sebebi ile göz ardı edilse de artan iş kazası oranlarına bakıldığında işverenin dava süreci sonrasında karşılaşacağı tutara karşılık, sorumluluklarını sigorta ile güvence altına almak son derece önem arz etmektedir.

İşveren sorumluluk sigorta sözleşmeleri işçinin veya onun hak sahiplerinin uğradıkları gerçek zararı karşılamayı amaçlamaktadır. Bu bakımdan günümüzde artan iş kazası ve meslek hastalığı sayılarına bakıldığında işverenlerin hukuki sorumluluk sigortasına sahip olması ülkenin çalışma koşullarını daha güvenilir sınırlara getireceği söylenebilecektir.

Son olarak, işverenin hukuki sorumluluğunu teminat altına alan sigorta türünün işçiyi de koruma altına aldığı ve işçi-işveren ilişkisinde azımsanmayacak derecede önemli bir koruma sağlayacağının altını çizmek gerekmektedir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı girin