spot_img
Perşembe, Nisan 9, 2026

GÜNCEL HABERLER

Türkiye Sigorta, Türkiye Hayat Emeklilik’ten ilk çeyrekte rekor üretim

0
Türkiye Sigorta, yılın ilk çeyreğinde prim üretimini yüzde 30 artırarak 53,8 milyar TL, Türkiye Hayat Emeklilik ise hayat branşında yüzde 54 artışla 10,6 milyar TL prim...

Hepiyi Sigorta, Ege’de gövde gösterisi yaptı

0
Türkiye’nin en yaygın sigorta şirketi Hepiyi Sigorta, acenteleriyle bir araya geldiği “Hepiyi Buluşmalar” toplantı serisini bu kez 2 Nisan’da İzmir Swissotel’de gerçekleştirdi. (BASIN BÜLTENİ) Türkiye’nin...

axadaş Buluşması 2026’da “Empati Güvencesi” kurum kültürünün merkezinde yer aldı

0
AXA Türkiye, 1100’ü aşkın AXAlının katılımıyla gerçekleşen #axadaş Buluşması 2026’da bir araya gelerek şirketin geleceğini şekillendiren kurum kültürünü, çalışan deneyimini ve 2030 vizyonunu “Empati...

Mehmet Tuğtan’a İTÜ’den ödül

0
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Z. Mehmet Tuğtan, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen İTÜ Yönetim Ödülleri 2026’da “Sigortacılık Alanında Yılın Lideri” ödülünü aldı. İş dünyasında fark...

Unico Sigorta, (Re)Insurance Summit 2026’nın sponsoru

0
Sigorta ve reasürans sektörünün uluslararası alandaki gelişimine katkı sağlayan ExploRe & ReConnext Global (Re)Insurance Summit 2026’nın Gold Sponsoru olan Unico Sigorta iş ortakları ile...

Garanti BBVA Emeklilik’ten hayat sigortasına özel fırsatlar

0
Garanti BBVA Emeklilik, sigorta güvencesiyle birikim imkanını birleştirdiği Prim İadeli Hayat Sigortası’nı Garanti BBVA Mobil’den başlatan müşterilerine 1.500 TL’den 5.000 TL’ye kadar Bonus fırsatı...

Anadolu Sigorta’dan raporlamada yeni dönem

0
Anadolu Sigorta, raporlama çalışmalarında önemli bir dönüşüme imza atarak ilk kez Entegre Faaliyet Raporu yayımladı ve sektörde bir ilk olarak bu raporun dijital tamamlayıcısı...

AXA Sigorta, Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri sahiplerini buldu

0
Türkiye’nin en köklü spor organizasyonlarından biri olan ve 72 yıldır düzenlenen Milliyet Yılın Sporcusu Ödülleri, bu yıl ilk kez AXA Sigorta’nın isim sponsorluğu ve...

Sağlık sigortası klasik poliçe yaklaşımından çıktı

0
Çalışan yan haklarında sağlık sigortası anlayışı, klasik poliçe yaklaşımından çıkarak bütüncül bir sağlık ve esenlik ekosistemine dönüşüyor. Çalışanların artık yalnızca hastalandıklarında değil, sağlıklı kalabildikleri...

Afetler iş dünyasının en önemli riskleri arasında 5. sırada

0
Allianz Commercial analizlerine göre, şiddetli konvektif fırtınaların (SCS) sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde artarak, küresel ölçekte milyarlarca dolarlık sigortalı hasara yol açıyor. Buna göre...
ManşetCumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da yenilikçilik

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da yenilikçilik

Cumhuriyetimizin 101. Yılı’nda, girişimcilik ve yenilikçilik kavramlarını öne çıkarma isteğimin ana nedeni, “herkesin yaptığını değil yapmadığını hatta daha fazlasını yapma” ihtiyacıdır. Sağlık, bu ihtiyacın en somut ve toplumsal yararı en fazla görülebileceği sektörlerin başında gelmektedir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk yılını tamamlarken, sağlık hizmetlerinde de yenilikçilik konusunu özellikle vurgulamak istedim. Savaş yıllarında daha Cumhuriyet ilan edilmeden iki buçuk yıl önce yeni açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ikinci haftasında kurulan Sağlık Bakanlığı, o dönemdeki 11 Bakanlıktan birisidir. Bandırma Vapuru’nda Atatürk ile birlikte Samsun’a kurtuluş mücadelesine çıkan ve bir asrı aşan Cumhuriyet Dönemi’nde en uzun süre Sağlık Bakanı olarak görev yapan Dr. Refik Saydam’ın başlattığı bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve buna yönelik örgütlenme modeli, o dönemin sağlık hizmetlerinde dünyada iz bırakan bir yenilikçilik örneğidir.

Prof. Dr. Nusret Fişek’in ekibiyle birlikte hazırlayarak uygulamaya başladığı 224 sayılı Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesine Dair Kanun kapsamındaki yenilikçi model, Türkiye’de yasalaştıktan 17 yıl sonra Dünya Sağlık Örgütü tarafından 1978 Alma Ata Bildirgesi’nde temel sağlık hizmetlerine örnek gösterilmiştir.

İkinci yüzyılımızın da, nitelikli ve fedakar sağlık insan gücümüzle, yine ve yeni yenilikçi örnek modelleri yaşatacağına yürekten inanıyorum.

Son Günlerin Bazı Yenilikçi Gelişmeleri,

Eminim sizlerin de dikkatinden kaçmamıştır; son haftalarda arka arkaya paylaşılan yenilikçi gelişmeler, sağlık açısından da girişimcilik ve yenilikçiliğe değinmeyi neredeyse zorunlu hale getirdi. Sadece şu iki örnek bile bunu göstermektedir;

İlk örnek; Elon Musk’ın gündeme oturan Optimus adlı insansı robotları ile Cybercab adlı kablosuz internet üzerinden şarj edilebilir otonom robo taksileri…

Cybercab, teknolojisiyle alışılmışın çok dışında bir araç gibi görünüyor; sürücüsü, direksiyonu ve pedalları yok, 2027’de piyasada olacakmış.

İkinci örnek ise Güney Kore’de kullanıma giren uçan alışveriş arabaları. Palletrone adı verilen bu arabalar, drone kullanarak uçan market arabası haline gelebiliyor, entegre algılama teknolojisiyle kullanıcısını takip edebiliyor.

Bu iki örnek sağlıkta da kullanıldığında, hizmete erişilebilirlik ne kadar artar. Zamanında müdahalelerle, sadece yaşam kalitesindeki artış veya hastalık nedeniyle oluşmuş engellilik azalışının ortalama yaşam süresine etkisi ne kadar fazla olur. Böylelikle QALY ve DALY hesabı yapan sağlık ekonomistlerinin, farklı yaklaşımlar içinde olduklarını çok yakın gelecekte daha net görebileceğiz.

Yine geçtiğimiz günlerde, Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü, “Sağlığın geleceği dijitaldir.” saptamasında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerinde; teletıp, mobil mesajlaşma ve sohbet robotları gibi dijital sağlık müdahalelerine hasta başına yıllık 0,24 ABD doları yatırım yapılarak, bulaşıcı olmayan hastalıkların yükünün azalabileceği ve 2 milyon kişinin hayatının kurtarabileceği gösteriliyor. Aynı verilerde, bu hastalıkların insandan insana bulaşmamasına rağmen ölümlerin yüzde 71’i ile her yıl 41 milyon kişinin ölümüne neden olduğu yer alıyor.

Herkesin Yaptığını Değil Yapmadığını Yapan

İşte onun için sağlıkta, “herkesin yaptığını değil yapmadığını yapan” hatta “daha fazlasını yapan” bir yaklaşımla girişimcilik teşvik edilmelidir. Doğaldır ki, özellikle de sağlık gibi kendi içinde kısıtlılıkları olan bir alanda, girişimcilik çok kolay değildir.

Zorlukların başında; ihtiyaçların dinamik olması ve hızlı değişmesi, bütçe darboğazları, talepleri karşılamaya yönelik yenilikçi yaklaşımların önündeki bürokratik ve mali engeller gelmektedir.

Girişimciliğin temeli, toplumun ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin üretilmesi ile sunulmasına dayanır. Girişimcilik hedef kitle olarak toplumu alır, değer katan ve çözüm odaklı fikirlerle, paydaşlarını ve kaynaklarını vazgeçilmez bileşenler olarak tanımlar.

Girişimciler, ekonomik ve sosyal refah ile kalkınmanın lokomotifi olarak gösterilir. Çünkü; yeni iş alanları ve istihdam oluştururlar, rekabeti artırma potansiyeline sahiptirler, farklılaşma ve yeniliğin en belirgin hızlandırıcılarıdır. Bu yüzden başta kamu sektörü olmak üzere, girişimcilik bakışının ön planda tutulması gerekir.

Sağlıkta değişimi ve yenilenmeyi yönlendiren, start-up olarak bilinen bu konudaki yapılanmalar hızla teşvik edilmelidir. Bireyselden öte toplumsal değer oluşturma fırsatlarını ön alan ve risk üslenen bir yönetim biçimi geliştirilmelidir.

Roberto Vivona, Tommy Hoyvarde Clausen, Petter Gullmark, Emre Çınar, Mehmet Akif Demircioğlu’nun “Kamu Sektörü Girişimciliği: Bütünleştirici Bir İnceleme” (Public Sector Entrepreneurship: An Integrative Review) adlı makalesinde (https://link.springer.com/article/10.1007/s11187-024-00965-5) kamu sektöründe girişimciliğin hayati yönleri olarak 3 ana başlık sıralanmaktadır; yenileme, dayanıklılık, beceriklilik.

Yenileme başlığı altında, temel fikirleri ve stratejileri dönüştürerek değişen koşullara uyum sağlama yeteneğinden söz edilmiştir. Dayanıklılık olarak, zorlukların üstesinden gelme ve mevcut hedeflerin peşinden gitmeye devam etme yeteneği ifade edilmiştir. Beceriklilik ise mevcut kaynaklara bakılmaksızın fırsatları takip etme yeteneği olarak anlatılmıştır.

Daha Fazlasını Yapma

Cumhuriyetimizin 101. Yılı’nda, girişimcilik ve yenilikçilik kavramlarını öne çıkarma isteğimin ana nedeni, “herkesin yaptığını değil yapmadığını hatta daha fazlasını yapma” ihtiyacıdır. Sağlık, bu ihtiyacın en somut ve toplumsal yararı en fazla görülebileceği sektörlerin başında gelmektedir.

Sağlık sektöründe sürdürülebilirlik tartışmaları bu yüzden öne çıkmaktadır. Sağlıkta yenilikçilik bu tartışmalara çözüm olarak savunulmaktadır. Bunlar sadece ülkemize özgü de değildir. İlgili paydaşlarıyla, küresel düzeyde de girişimciliği tetikleyen kamu politikaları savunulmaktadır. Klasik bütçe yöntemleriyle çözülmekte zorlanılan sağlık sorunları için hizmet sunumundan finansmanına yenilikçilik, hep ilk planda düşünülmekte ve teşvik edilmektedir.

Kamusal karar vericilerin, bir yandan sağlıkta da girişimciliğin önünü açacak zorlama ve teşvik politikalarını uygulamaya geçirmekte öncü olmaları, diğer yandan da patente kadar giden bir yenilikçilik yolculuğunun koordinasyonunu üstlenmeleri gerekmektedir.  Araştırmaya ağırlık veren, AR-GE yatırımlarını destekleyen sağlık sektöründe, yenilikçilik çok hızlı mesafe alınabilecek bir süreçtir.

Bu duygularla, Cumhuriyetimizin 101. Yılını kutluyorum. İkinci yüzyılımızda da, yenilikçilikte iz bırakan örneklerin yaşanması dileğimi vurgulamak istiyorum. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve fedakar silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Dr. Refik Saydam ile Prof. Dr. Nusret Fişek başta olmak üzere, sağlık sektörüne emek ve gönül veren tüm ekip arkadaşlarının önünde saygıyla eğiliyorum.

İLGİLİ HABERLER