Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bütçesi görüşmeleri sırasında sigorta ve özellikle DASK konusu da Komisyonun gündemine geldi. İşte, o konuşmalar…

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bütçesi görüşmeleri sırasında sigorta ve özellikle DASK konusu da Komisyonun gündemine geldi. Komisyon tutanaklarından elde edilen bilgiye göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bütçe sunumunda doğal afetlere değindi.
Murat Kurum, iklim değişikliği nedeniyle yaklaşık 900 milyon insanın kuraklık, sel ve hava kirliliği gibi birden fazla olumsuz etkiyi aynı anda yaşadığını belirterek, 2025 yılının ilk yarısında doğal afetlerden kaynaklanan toplam ekonomik kaybın 131 milyar doları geçtiği ve bu kayıpların neredeyse yüzde 88’inin meteorolojik kaynaklı olduğunu söyledi.
Kurum, Türkiye’nin, hem denizlerle çevrili olması hem de farklı iklim ve ekosistemleri barındırması nedeniyle dünyanın en hassas iklim bölgelerinden biri olan Akdeniz havzasında yer aldığı için çok büyük bir risk altında olduğuna dikkat çekerek, “Son otuz yıla baktığımızda, Akdeniz havzasında yaşanan ekstrem hava olaylarının sayısında tam 2 kat artış olduğunu biliyoruz. Türkiye’de, her yıl ortalama 2 bin civarında orman yangını çıkmakta ve bu sayıyı düzenli olarak artmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Antalya, Muğla ve İzmir’de büyük yangınlar yaşadık; yine sel açısından baktığımızda, Kastamonu Sinop, Bartın, Rize, Giresun ve Trabzon’da tarihimizin en etkili sel hadiselerine tanık olduk” dedi.
Bütçe görüşmesi sırasında MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tutanaklara yansıyan konuşmasında, DASK’a dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Ülkemizde zorunlu deprem sigortasına dâhil olan konut ve iş yeri sayısı 2025 Ekim ayı itibarıyla 11,6 milyona ulaşmış. DASK verilerine göre ülke genelinde sigortalılık oranı yüzde 57,7; en fazla sigortalılık oranı yüzde 65’le Marmara Bölgesi’nde, en düşük sigortalılık oranı yüzde 45’le Karadeniz Bölgesi’nde. Doğal afet sigortasının bütün afet türlerini kapsayacak şekilde genişletilerek yaygınlaştırılmasını, sigortalılık bilincinin artırılmasını, bu yönde farkındalık çalışmalarının yürütülmesini gerekli görüyoruz. Bu anlamda, belki şu bilgileri kamuoyuna açıklamakta fayda var farkındalık oluşturma açısından: Yaşadığımız bu asrın deprem felaketinde 11 ilde yıkılan kaç konut ve iş yerinin zorunlu deprem sigortası yapılmış? Bunlar için sigortadan toplam ne kadar tazminat ödenmiş? Ayrıca, bir konut ve bir iş yeri için ödenen en düşük ve en yüksek tazminat tutarı ne olmuştur? Hâlen zorunlu deprem sigortasını yaptırmamış insanımızın belki bu yönde farkındalığına neden oluruz, o açıdan bu bilgilerin açıklanmasında fayda görüyorum.”














