spot_img
Cuma, Ocak 16, 2026

GÜNCEL HABERLER

2026 katılım sigortacılığı etkinliklerinin ilki Marmara Üniversitesinde

0
Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü (MÜİSEF) tarafından düzenlenen “Katılım Sigortacılığında Güncel Gelişmeler” başlıklı etkinlik 14 Ocak 2026 Çarşamba günü Marmara Üniversitesi ev...

Sompo 2026 hedefini açıkladı: 3,5 milyon müşteri

0
2025 yılında sektör ortalamasının üzerinde performans sergileyen Sompo Sigorta, prim üretimini yüzde 46 artırarak, 51,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Pazar payını yüzde 5’e yükselten...

TSB: Hayat dışı sigortalarda acentelerin payı yüzde 60

0
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), yaptığı açıklamada,  hayat dışı sigortacılıkta dağıtım kanalları arasında acentelerin yüzde 60 payla lider olduğunu belirtti. Sigorta acentelerinin hayat dışında payı yüzde...

Türk P&I Sigorta yat asistans hizmetini başlatıyor

0
Türk P&I Sigorta, yat sahiplerinin seyir konforunu artırmak ve ihtiyaç duydukları anlarda hızlı, profesyonel çözümler sunmak amacıyla, 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni Yat Asistans...

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması başvuruları başlıyor

0
Anadolu Hayat Emeklilik’in her yıl geleneksel olarak düzenlediği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması, 20. yılında kadın fotoğrafçılarla yeniden buluşuyor. Kadın fotoğrafçılara objektifleriyle hayata...

Türkiye Hayat Emeklilik’ten BES yaptıranlara özel kampanya

0
Türkiye Hayat Emeklilik, 1 Ocak-30 Haziran 2026 tarihleri arasında yeni BES sözleşmesi başlatan katılımcılarına özel olarak Türkiye Sigorta’dan Kasko, Konut ve Sağlık sigortalarında peşin...

UniKasko’da “Limitsiz İMM” dönemi

0
Unico Sigorta, UniKasko ürünü kapsamında sunduğu “Limitsiz İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)” teminatı ile trafikte yaşanabilecek risklere karşı güvenceyi bir adım öteye taşıyor.  (BASIN BÜLTENİ) Unico...

Veli Utku Bay, Türk Reasürans Genel Müdürü Yardımcısı

0
Reasürans ve sigortacılık alanında 15 yılı aşkın deneyime sahip Veli Utku Bay, Aralık 2025 itibarıyla Türk Reasürans, Reasürans Kabullerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı....

2025’in en çok kazandıran BES fonu Katılım Emeklilik’ten

0
Türkiye’de bireysel emeklilik sistemi, 2025 yılında katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve reel getiriler bakımından dikkat çekici bir performans ortaya koydu. Bu güçlü tablo içinde...

“MetLife Benimle” 5 yaşında

0
MetLife Emeklilik ve Hayat, müşteri sadakat programı ‘MetLife Benimle’ ile 5 yıldır müşterilerinin hayatına değer katmayı sürdürüyor. 210’a yakın markayla yapılan iş birlikleri ile...
GenelTarım sigortasının primleri yüksek mi?

Tarım sigortasının primleri yüksek mi?

Devlet destekli tarım sigortasında ürüne ve riske göre çiftçinin ödeyeceği primin yüzde 50’si ila yüzde 70’e yakınını devlet karşılıyor. Mesela; bitkisel ürünlerin, seraların, hayvanların sigorta priminin yüzde 50’sine devlet katkı yaparken, meyvelerde don priminin yüzde 67’ye yakınını yine devlet ödüyor.

Salgın, tarımın stratejik öneme sahip olduğunu bir kere daha gösterdi. Diğer taraftan yaşanan doğal afetler nedeniyle tarım ciddi de risk altında. Salgın devam ediyor; afetlerin de sıklığı artacak. Açıkçası, bazılarına göre öyle olmasa da tarımda devamlılığı sağlayabilmenin tek yolu tarım sigortası. Bunları neden söyledim? Dikkat ediyorum, bir süredir devlet destekli tarım sigortasında fiyat tartışması yaşanıyor. Üretici, sigorta fiyatının yüksekliğinden yakınıyor, sigortacılar ise tersini savunuyor. Fiyat konusunu sık sık gündeme getiren ise Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB ) Başkanı Şemsi Bayraktar. Bayraktar, her platformda, tarım sigortasında istenilen düzeyde artışın sağlanamamasını yüksek prim tutarlarına bağlıyor ve çiftçinin mevcut fiyatlarla sigorta yaptırmakta zorlandığını, primlerin düşürülmesi gerektiğini söylüyor.

Prim Bedeli 12 Lira

Her iki tarafı da dinledim, araştırma da yaptım; ‘devlet destekli tarım sigortasında fiyatlar söylendiği gibi yüksek mi, çiftçi primleri ödemekte zorlanıyor mu?’ diye? Tarımla uğraşanlar bilir ama ben bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Devlet destekli tarım sigortasında ürüne ve riske göre çiftçinin ödeyeceği primin yüzde 50’si ila yüzde 70’e yakınını devlet karşılıyor. Mesela; bitkisel ürünlerin, seraların, hayvanların sigorta priminin yüzde 50’sine devlet katkı yaparken, meyvelerde don priminin yüzde 67’ye yakınını yine devlet ödüyor.

Konuyu birkaç örnekle anlatayım. Çiftçi, yaklaşık 480 kilo buğdayını dolu riskine karşı sigortalatmak isterse ödeyeceği prim sadece 12 lira, kalanını devlet karşılıyor. Ürünün tamamı zarar görürse çiftçinin, TARSİM’den (Tarım Sigortaları Havuzu), alacağı zarar 768 lira. Bu açıdan bakıldığında buğday üreticisinin cebinden 12 lira çıkıyor ama karşılığında 765 lira hasar alıyor. Bir örnek daha vereyim. Üretici, besi sığırını sigortalatmak isterse, bir hayvan için ödeyeceği prim tutarı 202 lira; hayvan hastalıktan ölürse üreticinin alacağı tutar 15 bin lira. Yani, 15 bin liralık sigorta bedeli için ödenecek tutar sadece 202 lira. Mesela tarım sigortasında en çok tartışma konusu seralardır. Onu da öğrendim; sigorta bedeli 90 bin lira olan bir sera için çiftçinin ödeyeceği en yüksek prim bin 84 lira. Bu da şu anlama geliyor, çiftçinin cebinden sigorta için bin 84 lira çıkıyor; serası tamamen yok olursa sigortadan 90 bin lira hasar alıyor.

Üretici Risk Altında

Örnekleri çoğaltabilirim ama gerek yok. Sanırım, işin özünü anlatabilmişimdir. Eminim birileri, ‘muafiyet var, zararın tamamı karşılanmıyor’ diyecektir. Doğrudur, her sigortada olduğu gibi tarım sigortasının da şartları var. Bu şartların bazıları devlet destekli tarım sigortasında işliyor, bazı durumlarda işlemiyor. Kayısı örneğinde olduğu gibi. Malatya’da hemen hemen tüm kayısı üreticileri sigorta yaptırır. Her yıl da Malatya’da kayısıyı don vurur. Üretici bunu bildiği için de koştura koştura sigortasını yaptırır. TARSİM de her yıl don olacağını bile bile kayısıyı sigortalar ve her yıl da üreticiye hasarını öder. Bu durum aslında sigorta değil, çiftçiye destektir.

Peki, tarım sigortasında primler bundan daha da düşük olabilir mi? Olabilir, hatta bedavada olabilir, hatta hatta primin tamamını devlet karşılayabilir ama o zaman bu sisteme sigorta denmez. Şunu da belirteyim. İklim değişikliği nedeniyle bundan sonra daha çok afet yaşanacak ve bu afetler stratejik hale gelen tarıma, dolayısıyla da üreticimize daha da fazla zarar verecek. Bugün için kayıtlı 1.8 milyon çiftçi var ve sigorta yaptıran çiftçi sayısı bunun yüzde 10’unu bile henüz bulmuyor. Yani, üreticimizin yüzde 90’a yakını başta afetler olmak üzere tüm risklere açık. Kimse alınmasın gücenmesin ama ben bu işin primle falan alakası olduğunu zannetmiyor; çünkü prim tutarları ortada. Bence, başta TZOB olmak üzere tarımla ilgili tüm kesimlerin çiftçiyi sigorta yaptırması için biran önce teşvik etmesi lazım.

Noyan DOĞAN/Hürriyet Gazetesi

İLGİLİ HABERLER