Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Aile ve Nüfus 10 Yılı’na sektör olarak destek verdiklerini belirterek, “Sağlığa olan ihtiyacımız, sağlık giderlerindeki artış, yaşlı bakımı konuları, tasarruf ihtiyaçlarımız gibi konularda bir artış söz konusu. Buna yönelik çalışmalarımızı da ilgili yerlere ilettik. Bahsedilen süreçte, içerisinde kırsala dönmeyle ilgili aksiyon planları da var. Aslında bu süreçlerin tamamını konuştuğumuz zaman sigorta sektörünün çözüm üretebileceği alanlar var” dedi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, sektörün ilk çeyrek sonuçlarına göre fiyat disiplininin öne çıkacağı, risk bazlı tarife yaklaşımının ve biraz da maliyet yönetiminin önceliklendirilmesi gereken bir döneme girileceğini söyledi.
ABD/İsrail-İran savaşı ve Türkiye’ye yakın bölgedeki gerginliklerin oluşturacağı enflasyonist baskıların, cari açığa olumsuz etkilerinin ve tedarik süreçlerindeki sorunların bir süre sonra sektör için maliyet baskısı oluşturabileceğini ifade eden Yaşar, özellikle petrol türevli ve yedek parça gibi ürünlerde yaşanacak sorunların bu baskıyı artırabileceğine dikkati çekti. Yaşar, yaşanan gelişmelerin sektörü teknik ve mali disiplinli sürece yönelteceğini dile getirdi.
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı. Ahmet Yaşar’ın değerlendirmeleri AA’nın internet sitesinde yayımlandı.
AİLE VE NÜFUS 10 YILI’NA DESTEK VERDİK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2026-2035 dönemini “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak belirlediğine yönelik açıklamalara sektör olarak destek verdiklerini ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:
“Bir yandan doğurganlık oranımız azalıyor, bir yandan nüfusumuz çok şükür ki daha fazla yaşamaya başlıyor. Nüfusumuz bu manada yaş alıyor, yaşlanıyor. Sağlığa olan ihtiyacımız, sağlık giderlerindeki artış, yaşlı bakımı konuları, tasarruf ihtiyaçlarımız gibi konularda bir artış söz konusu. Buna yönelik çalışmalarımızı da ilgili yerlere ilettik. Bahsedilen süreçte, içerisinde kırsala dönmeyle ilgili aksiyon planları da var. Aslında bu süreçlerin tamamını konuştuğumuz zaman sigorta sektörünün çözüm üretebileceği alanlar var. Yaşlı bakım alanında, artan tasarruf ihtiyaçları konusunda, ömür boyu yenileme de var, tarım alanındaki risklerin bertaraf edilmesi konusu var. Kırsala dönüşü sağladığımızda geri dönen vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamada tarım sigortalarının rolü konusunda bütün bu çalışmalarımızı hem önerilerimizi hem aksiyon planlarımızı hazırlayarak hem Cumhurbaşkanlığına hem de SEDDK’ya sunduk.”
TAMAMLAYICI EMEKLİLİK ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ
Ahmet Yaşar, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin yeni dönemde en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, konu hakkında Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun çalışmaları olduğunu kaydetti.
Türkiye Sigorta Birliği olarak bir model önerdiklerinin altını çizen Yaşar, model hakkında şunları söyledi:
“Burada hem işveren katkılı hem çalışanların sistemde daha uzun süre kaldığı hem de gerçek anlamda ikinci basamak emeklilik sistemi olarak kurguladığımız bir sistemi önerdik. Amacımız, tasarrufların tabana yayılması, uzun vadeli fon birikiminin artması, emeklilik döneminde gelir kaybının azaltılması. SEDDK’nin liderliğinde bu teknik çalışmalar ve mevzuat çalışmaları devam ediyor. Her ne kadar orta vadeli planda bunun 2026 yılının ikinci çeyreğinde hayat bulacağından bahsedilse de biz sistemin devreye alınacağı tarihi henüz net olarak görmedik. Bu konuda tabii özellikle SEDDK başta olmak üzere nihai karar mercii olarak Bakanlığımızın ve Cumhurbaşkanlığımızın bu konudaki talimatları ve mevzuatı yürürlüğe alma süreçleri bizim için değerli.”















