spot_img
Çarşamba, Haziran 19, 2024

GÜNCEL HABERLER

Babalar Günü’ne özel Hepiyi’den kampanya

0
Geçtiğimiz Mayıs ayında Anneler Günü ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’na özel kampanyalar düzenleyen Hepiyi Sigorta, bu kez de babalar gününe...

AXA Türkiye geleceğin sigortacılarını yetiştiriyor

0
AXA Türkiye’nin sigorta sektörüne kalıcı çözümler üretmek üzere geliştirdiği “Sürdürülebilir Gelişim ve Büyüme için Gelecek Fakültesi”, yeni nesil sigortacıları yetiştirmeye devam ediyor. Şirket’in acentelerine...

Fibasigorta’da Babalar Günü’ne özel ürünler

0
Fibasigorta, Babalar Günü’nde hediye alma telaşına düşenlerin imdadına da yetişiyor. Kasko sigortası, konut sigortası, elektronik cihaz sigortası, işyeri sigortası gibi geniş ürün çeşidiyle müşterilerinin...

Hancıoğlu, öğrencilere deneyimlerini aktardı

0
Magdeburger Sigorta’nın Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, sigortacılık alanında kariyer yapmayı hedefleyen Doğuş Üniversitesi öğrencileri ile bir araya geldi. (BASIN BÜLTENİ) Doğuş Üniversitesi Banka ve Sigortacılık...

MetLife, dijital yatırımlarına devam ediyor

0
MetLife Türkiye müşteri odaklılık ve dijital kanallardaki varlığını artırma yaklaşımı kapsamında dijital satış platformu MetLife Hızlaal üzerinden Bireysel Emeklilik ile Hayat, Ferdi Kaza ve...

Anadolu Sigorta Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü’nü kurdu

0
Konya merkezli kurulan Orta Anadolu Bölge Müdürlüğü, 3 Haziran itibarıyla faaliyetlerine başladı.  (BASIN BÜLTENİ) Sigortacılık alanında geniş hizmet ağıyla 99 yıldır müşterilerinin yanında duran Anadolu...

Sigortada Türkiye, Romanya işbirliği

0
SEDDK, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ve Maher Holding, 3- 4 Haziran 2024 tarihlerinde Romanya’nın sigorta ve finans sektöründeki en önemli isimlerini ağırladı. (BASIN BÜLTENİ) Romanya...

Anadolu Hayat Emeklilik’ten yeni reklam filmi

0
Anadolu Hayat Emeklilik’in, yeni özellikler kazandırarak yeniden tanıtımını yaptığı ‘Prim İadeli Hayat Sigortası’ ürününe özel hazırladığı reklam filmi yayına girdi. (BASIN BÜLTENİ) Anadolu Hayat Emeklilik,...

Türkiye Sigorta’dan acente, broker çalışanlarına kampanya

0
Türkiye Sigorta, acente ve brokerlerının çalışanlarına özel hazırladığı yeni kampanya ile sektörün de güvencesi oluyor. (BASIN BÜLTENİ) Türkiye Sigorta, güvene ihtiyaç olan her anda müşterilerinin...

Tatile çıkmadan önce bunlara dikkat

0
RS Otomotiv Grubu çatısı altındaki Tur Assist, Kurban Bayramı tatili öncesinde yolculuğa çıkacak sürücüler için pratik tavsiyelerde bulundu. (BASIN BÜLTENİ) Tur Assist, yaz tatili ve...
ManşetDünya ve Türkiye’den hastalık yükü örnekleri

Dünya ve Türkiye’den hastalık yükü örnekleri

Kamu veya özel sağlık sigortası karar vericilerinin, hastalık yükü çalışmalarını dikkate alarak, birlikte yapabilecekleri işbirliği alanlarına yönelmeleri gerekecektir. Sigortacılıkta teşvik mekanizmaları en üst düzeye kadar zorlanarak, bu işbirliği alanları sadece tedavi etmek yerine koruyucu ve sağlığı geliştirici müdahaleleri hedefleyen bir model kurulmasına kadar uzanabilmelidir.

Belirli faktörleri dikkate alarak, hastalık ve sakatlıkların sosyal ve finansal maliyetinin belirlenmesi sürecinin hastalık yükü çalışması olarak bilindiğinden ve bunların kamu ve özel sağlık sigortacılık alanında yol gösterici olabilecek özel araştırmalar olduğundan söz etmiştik. Yol gösterici örnekleri somutlaştırmakta yarar olacaktır.

Hastalık Yükü tahmini; kaç kişinin öldüğü, hangi nedenden öldüğü, ölüm ve/veya hastalık için risk faktörü ile hasta eden nedeni sorgulayan bir çalışmaydı. Hastalık yükünün sigortacılıkla ilişkisinde, sağlık sigortacılığı risk değerlendirmesinde kaybedilen yaşam yılları ve sağlıklı yaşam beklentisi gibi ölçütlerin önem kazandığı vurgulanmaktadır.

İLK AKLA GELEN HASTALIK YÜKÜ KAYNAKLARI

Hastalık yükü çalışmalarında yararlanılabilecek fazlaca kaynak bulunmaktadır. Küresel ölçekte ilk akla gelenler; Bill ve Melinda Gates Vakfının katkıları ile 2007 yılında kurulan Institute for Health Metric and Evaluation University of Washington, Dünya Sağlık Örgütü ve OECD (healthdata.org) olmaktadır. Bu kapsamda son yapılan çalışmalara göre, engelliliğe bağlı kayıpların yaklaşık 20 yıllık karşılaştırmasında, ilk sıralarda daha çok kas ve iskelet sistemi hastalıkları ile ruhsal hastalıklar, nörolojik hastalıklar görülmektedir. Sakatlıklara bakıldığında, dünya ve Türkiye arasında çok büyük farklılıkların olmadığı söylenebilir.

BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR VE RİSK FAKTÖRLERİ

Engellilik risk faktörleri incelendiğinde; dünya için en büyük risk faktörünün anne ve çocuk beslenme yetersizlikleri ile hipertansiyonun ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Türkiye’de risk faktörleri arasında; sigara kullanımı, yüksek vücut kitle endeksi, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri sıralanmaktadır.

Bulaşıcı olmayan hastalık olarak; kalp damar hastalıkları, kanser, tıkayıcı solunum yolu hastalıkları ve diyabet sayılmaktadır. Türkiye özelinde, bulaşıcı hastalıklar ile anne ve çocuk ölümlerinin azalmasına bağlı olarak, hastalık yükünün artık bulaşıcı olmayan hastalıklara doğru yönlendiğini göstermektedir.

Türkiye’de erkeklerde bulaşıcı olmayan hastalıkların risk faktörleri; tütün kullanımı, yüksek tansiyon ve vücut kitle endeksinin yüksek olması şeklinde sıralanır. Kadınlarda ise, bu  sıralama yüksek vücut kitle endeksi, yüksek kan basıncı ve yüksek kan şekeri olmaktadır. Son verilere göre, küresel hastalık yükü risk faktörleri sıralamasında da; hipertansiyon birinci, sigara ikincidir.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ‘Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Çalışması’ ile 15 yaş ve üzeri toplam 18,477 kişiye ulaşılarak; koroner kalp hastalığı, inme, diyabet, kalp damar hastalıkları kronik hastalık olarak belirlenmiştir. Çalışma bulguları bölgelere göre değişim göstermektedir. Örneğin, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde hipertansiyon sıklığı yüzde 16, Batı Marmara’da yüzde 35 olarak saptanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar İzleme Raporu’nda, Türkiye’de bu hastalıklardan ölüm oranı yüzde 89, 70 yaşından önce ölme oranı da yüzde 16 olarak açıklanmıştır.

KADINLARIN 25 YILI SAĞLIKSIZ

TÜİK verilerine göre; Türkiye’de doğuşta beklenen sağlıklı yaşam süresi ortalama 58 yıl kadınlarda 56 yıl olarak hesaplanmış ve özellikle kadınların yaşamlarının ortalama 25 yılını sağlıksız olarak geçirdiği belirlenmiştir. Verilere göre bunların büyük bölümü; yüksek vücut kitle endeksi, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekerine bağlıdır. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Türkiye Hane Halkı Sağlık Araştırması risk faktörlerinin bazı sonuçlarına göre:

  1. Erkeklerin beşte ikisinde (yüzde 43,4) ve kadınların beşte birinde (yüzde 19,7) tütün ürünü kullanımı vardır,
  2. Erkeklerin yüzde 13,1’i alkol tüketmektedir ve bunların yüzde 8,7’si yüksek düzeyde alkol tüketiminde bulunmaktadır,
  3. Türkiye’deki tuz tüketimi günde 9,9 gramdır ve bu rakam Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiğinden yaklaşık iki kat daha fazladır,
  4. Yetişkinlerin neredeyse yarısı (yüzde 43,6), kadınların daha da fazlası (yüzde 53,9), Dünya Sağlık Örgütü’nün fiziksel aktivite önerilerini yerine getirememektedir.

Bu bulgulardan yola çıkan Dünya Sağlık Örgütü uzmanları, Türkiye’nin 4 ana bulaşıcı olmayan hastalık toplam maliyetinin Gayrisafi Yurtiçi Hasılanın yaklaşık yüzde 4’üne karşılık geldiğini hesaplamışlardır. Bu rakamın her geçen yıl artan büyüklüğü yanında, sadece tuz müdahale programlarına 1 TL harcandığında 5 yılda 51, 15 yılda da 88 TL sağlıktan geri kazanıldığı belirtilmektedir. Yine bu bağlamda, tütün kullanımında, 1 TL harcanırsa 5 yılda 2.6, 15 yılda 5 TL sağlıktan geri kazanılacağı gösterilmiştir.

BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLARIN MALİYETİ 69,7 MİLYAR TL

Dünya Sağlık Örgütü uzmanları; 4 ana bulaşıcı olmayan hastalık olarak sıralanan kalp damar hastalıkları, kanser, tıkayıcı solunum yolu hastalıkları ve diyabetin, Türkiye’ye doğrudan maliyetinin 24, 6 milyar TL., dolaylı maliyetinin 45,1 milyar TL., dolayısıyla da toplam yıllık maliyeti 69,7 milyar TL olduğunu öngörmektedir.

Bu veriler, başta sağlıkta politika yapıcılar olmak üzere, hastalık yükünü ve maliyetleri azaltmak için çözümün; sağlık odaklı ve öncelikli hareket edilmesine, çok paydaşlı çalışılmasına, hatta bazen zorunlu yaptırımlarla birlikte ilerlenmesine yoğunlaşmaktadır. Dünya deneyimi, bu işbirliğinin örneklerine odaklanmaktadır.

Sonuç olarak, kamu veya özel sağlık sigortası karar vericilerinin de, hastalık yükü çalışmalarını dikkate alarak, birlikte yapabilecekleri işbirliği alanlarına yönelmeleri gerekecektir. Sigortacılıkta teşvik mekanizmaları en üst düzeye kadar zorlanarak, bu işbirliği alanları sadece tedavi etmek yerine koruyucu ve sağlığı geliştirici müdahaleleri hedefleyen bir model kurulmasına kadar uzanabilmelidir. Böylelikle, yeni üretilecek poliçelerden, hizmete sunulmuş poliçelere kadar tüm ürün yelpazesi için yapılabilecek bu ortak çalışmalar riski daha iyi yönetme gücünü de arttırabilecektir.

İLGİLİ HABERLER