spot_img
Çarşamba, Ekim 14, 2026

GÜNCEL HABERLER

Kapsayıcı Sigorta Platformu başvurulara açıldı

0
Kapsayıcı Sigorta Platformu, Sigorta Haftası’nda sigorta sektöründe kariyer yapmak isteyen engelli bireylerin başvurularına açıldı. Katılımcılar, AXA Sigorta’nın eğitim altyapısıyla sunulacak aşamalı program kapsamında temel...

İkinci el araç satın alırken bakım geçmişine dikkat

0
Türkiye’de araç parkının ortalama yaşı, TÜİK’in 2025 yıl sonu verilerine göre 14,2 olurken, göz ardı edilen bakım geçmişi ikinci el araç satın alacak tüketiciler...

Garanti BBVA Emeklilik’e iki ödül birden

0
Garanti BBVA Emeklilik, sektörün yenilikçi projelerini ödüllendiren Smart-i Awards 2026’da operasyonel verimlilik ve dijital kanal dönüşümü odaklı iki projesiyle, iki farklı kategoride ödüle layık...

Neova Sigorta’dan avantajlı prim sunan yeni kasko

0
Sigorta sektörünün önde gelen şirketlerinden Neova Sigorta, anlaşmalı özel servis kullanımıyla daha uygun prim avantajı sunan yeni kasko ürünü NeoServis Tercih Kasko'yu hayata geçirdi....

Türkiye Sigorta, Tohum Otizm Vakfı işbirliği

0
Türkiye Sigorta, Tohum Otizm Vakfı’nın eğitimde fırsat eşitliğini desteklemek amacıyla sürdürdüğü “Her Sınıf Bir Tohum” projesine desteğini Malatya’ya taşıdı. Proje kapsamında Yeşilyurt’taki Abdülhamid Han...

Anadolu Sigorta, Kurtaran Ev Festivali’ne Kurtaran Araç ile katıldı

0
Anadolu Sigorta, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde düzenlenen Kurtaran Ev Festivali’nde hayvanseverlerle bir araya gelerek sokak hayvanlarına yönelik dayanışmaya destek verdi. Anadolu Sigorta’nın...

Hepiyi Sigorta acenteleri, St. Petersburg’ta

0
Hepiyi Sigorta, kampanya hedeflerini başarıyla tamamlayan 60 acentesini 1-4 Ekim tarihleri arasında düzenlediği St. Petersburg seyahatiyle ödüllendirdi. Dört gün süren programda acenteler, şehrin tarihi...

Bankalar Birliği SEDDK ile bir araya geldi

0
Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) Başkanı Davut Menteş ve SEDDK yetkilileriyle 6 Ekim’de bir araya...

Yıldız: Yapay zeka bizi yok etmeden, biz insanlar dünyayı yok edebiliriz

0
Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York’ta düzenlenen UN Global Compact Liderler Zirvesi’ne katıldı. Yıldız, “Riskler büyük...

Şiddete karşı farkındalık için “Safe Spaces” erişime açıldı

0
AXA Türkiye, AXA’nın şiddet konusunda farkındalığı artırmayı ve iş yerlerinde destekleyici ortamları güçlendirmeyi amaçlayan Safe Spaces platformunun Türkçe içeriklerini erişime açıyor. (BASIN BÜLTENİ) AXA Türkiye,...
ManşetDünya ve Türkiye’den hastalık yükü örnekleri

Dünya ve Türkiye’den hastalık yükü örnekleri

Kamu veya özel sağlık sigortası karar vericilerinin, hastalık yükü çalışmalarını dikkate alarak, birlikte yapabilecekleri işbirliği alanlarına yönelmeleri gerekecektir. Sigortacılıkta teşvik mekanizmaları en üst düzeye kadar zorlanarak, bu işbirliği alanları sadece tedavi etmek yerine koruyucu ve sağlığı geliştirici müdahaleleri hedefleyen bir model kurulmasına kadar uzanabilmelidir.

Belirli faktörleri dikkate alarak, hastalık ve sakatlıkların sosyal ve finansal maliyetinin belirlenmesi sürecinin hastalık yükü çalışması olarak bilindiğinden ve bunların kamu ve özel sağlık sigortacılık alanında yol gösterici olabilecek özel araştırmalar olduğundan söz etmiştik. Yol gösterici örnekleri somutlaştırmakta yarar olacaktır.

Hastalık Yükü tahmini; kaç kişinin öldüğü, hangi nedenden öldüğü, ölüm ve/veya hastalık için risk faktörü ile hasta eden nedeni sorgulayan bir çalışmaydı. Hastalık yükünün sigortacılıkla ilişkisinde, sağlık sigortacılığı risk değerlendirmesinde kaybedilen yaşam yılları ve sağlıklı yaşam beklentisi gibi ölçütlerin önem kazandığı vurgulanmaktadır.

İLK AKLA GELEN HASTALIK YÜKÜ KAYNAKLARI

Hastalık yükü çalışmalarında yararlanılabilecek fazlaca kaynak bulunmaktadır. Küresel ölçekte ilk akla gelenler; Bill ve Melinda Gates Vakfının katkıları ile 2007 yılında kurulan Institute for Health Metric and Evaluation University of Washington, Dünya Sağlık Örgütü ve OECD (healthdata.org) olmaktadır. Bu kapsamda son yapılan çalışmalara göre, engelliliğe bağlı kayıpların yaklaşık 20 yıllık karşılaştırmasında, ilk sıralarda daha çok kas ve iskelet sistemi hastalıkları ile ruhsal hastalıklar, nörolojik hastalıklar görülmektedir. Sakatlıklara bakıldığında, dünya ve Türkiye arasında çok büyük farklılıkların olmadığı söylenebilir.

BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR VE RİSK FAKTÖRLERİ

Engellilik risk faktörleri incelendiğinde; dünya için en büyük risk faktörünün anne ve çocuk beslenme yetersizlikleri ile hipertansiyonun ilk sıralarda yer aldığı görülmektedir. Türkiye’de risk faktörleri arasında; sigara kullanımı, yüksek vücut kitle endeksi, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri sıralanmaktadır.

Bulaşıcı olmayan hastalık olarak; kalp damar hastalıkları, kanser, tıkayıcı solunum yolu hastalıkları ve diyabet sayılmaktadır. Türkiye özelinde, bulaşıcı hastalıklar ile anne ve çocuk ölümlerinin azalmasına bağlı olarak, hastalık yükünün artık bulaşıcı olmayan hastalıklara doğru yönlendiğini göstermektedir.

Türkiye’de erkeklerde bulaşıcı olmayan hastalıkların risk faktörleri; tütün kullanımı, yüksek tansiyon ve vücut kitle endeksinin yüksek olması şeklinde sıralanır. Kadınlarda ise, bu  sıralama yüksek vücut kitle endeksi, yüksek kan basıncı ve yüksek kan şekeri olmaktadır. Son verilere göre, küresel hastalık yükü risk faktörleri sıralamasında da; hipertansiyon birinci, sigara ikincidir.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ‘Kronik Hastalıklar ve Risk Faktörleri Çalışması’ ile 15 yaş ve üzeri toplam 18,477 kişiye ulaşılarak; koroner kalp hastalığı, inme, diyabet, kalp damar hastalıkları kronik hastalık olarak belirlenmiştir. Çalışma bulguları bölgelere göre değişim göstermektedir. Örneğin, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde hipertansiyon sıklığı yüzde 16, Batı Marmara’da yüzde 35 olarak saptanmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar İzleme Raporu’nda, Türkiye’de bu hastalıklardan ölüm oranı yüzde 89, 70 yaşından önce ölme oranı da yüzde 16 olarak açıklanmıştır.

KADINLARIN 25 YILI SAĞLIKSIZ

TÜİK verilerine göre; Türkiye’de doğuşta beklenen sağlıklı yaşam süresi ortalama 58 yıl kadınlarda 56 yıl olarak hesaplanmış ve özellikle kadınların yaşamlarının ortalama 25 yılını sağlıksız olarak geçirdiği belirlenmiştir. Verilere göre bunların büyük bölümü; yüksek vücut kitle endeksi, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekerine bağlıdır. Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Türkiye Hane Halkı Sağlık Araştırması risk faktörlerinin bazı sonuçlarına göre:

  1. Erkeklerin beşte ikisinde (yüzde 43,4) ve kadınların beşte birinde (yüzde 19,7) tütün ürünü kullanımı vardır,
  2. Erkeklerin yüzde 13,1’i alkol tüketmektedir ve bunların yüzde 8,7’si yüksek düzeyde alkol tüketiminde bulunmaktadır,
  3. Türkiye’deki tuz tüketimi günde 9,9 gramdır ve bu rakam Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiğinden yaklaşık iki kat daha fazladır,
  4. Yetişkinlerin neredeyse yarısı (yüzde 43,6), kadınların daha da fazlası (yüzde 53,9), Dünya Sağlık Örgütü’nün fiziksel aktivite önerilerini yerine getirememektedir.

Bu bulgulardan yola çıkan Dünya Sağlık Örgütü uzmanları, Türkiye’nin 4 ana bulaşıcı olmayan hastalık toplam maliyetinin Gayrisafi Yurtiçi Hasılanın yaklaşık yüzde 4’üne karşılık geldiğini hesaplamışlardır. Bu rakamın her geçen yıl artan büyüklüğü yanında, sadece tuz müdahale programlarına 1 TL harcandığında 5 yılda 51, 15 yılda da 88 TL sağlıktan geri kazanıldığı belirtilmektedir. Yine bu bağlamda, tütün kullanımında, 1 TL harcanırsa 5 yılda 2.6, 15 yılda 5 TL sağlıktan geri kazanılacağı gösterilmiştir.

BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLARIN MALİYETİ 69,7 MİLYAR TL

Dünya Sağlık Örgütü uzmanları; 4 ana bulaşıcı olmayan hastalık olarak sıralanan kalp damar hastalıkları, kanser, tıkayıcı solunum yolu hastalıkları ve diyabetin, Türkiye’ye doğrudan maliyetinin 24, 6 milyar TL., dolaylı maliyetinin 45,1 milyar TL., dolayısıyla da toplam yıllık maliyeti 69,7 milyar TL olduğunu öngörmektedir.

Bu veriler, başta sağlıkta politika yapıcılar olmak üzere, hastalık yükünü ve maliyetleri azaltmak için çözümün; sağlık odaklı ve öncelikli hareket edilmesine, çok paydaşlı çalışılmasına, hatta bazen zorunlu yaptırımlarla birlikte ilerlenmesine yoğunlaşmaktadır. Dünya deneyimi, bu işbirliğinin örneklerine odaklanmaktadır.

Sonuç olarak, kamu veya özel sağlık sigortası karar vericilerinin de, hastalık yükü çalışmalarını dikkate alarak, birlikte yapabilecekleri işbirliği alanlarına yönelmeleri gerekecektir. Sigortacılıkta teşvik mekanizmaları en üst düzeye kadar zorlanarak, bu işbirliği alanları sadece tedavi etmek yerine koruyucu ve sağlığı geliştirici müdahaleleri hedefleyen bir model kurulmasına kadar uzanabilmelidir. Böylelikle, yeni üretilecek poliçelerden, hizmete sunulmuş poliçelere kadar tüm ürün yelpazesi için yapılabilecek bu ortak çalışmalar riski daha iyi yönetme gücünü de arttırabilecektir.

İLGİLİ HABERLER