Eraslan: Portföy yönetim sektörü BES’ten çok nemalandı

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Tevfik Eraslan, portföy yönetim sektörünün işinin yüzde 50’sinin bireysel emeklilik fonlarından geldiğini belirterek, BES’te, katılımcı sayısında son dönemde önemli yol kat edildiğini ve önemli fon büyüklüğüne gelindiğini söyledi. Eraslan, “Portföy yönetim sektörü de bu işten hakikaten çok nemalandı” dedi.

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, portföy yönetim sektörünün bireysel emeklilik sisteminden ciddi nemalandığını söyledi. Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB), Sigorta Haftası dolayısıyla düzenlediği, ‘Türkiye’nin Yükselen Değeri: Bireysel Emeklilik Sistemi; Başarısı ve Büyüme Potansiyeli” panelinde konuşan Tevfik Eraslan, BES’in sermaye piyasalarına katkısı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Tevfik Eraslan, Türkiye’de, hane halkı tasarruflarının içerisinden mevduatlar olarak bankacılık sisteminin aldığı payın yüzde 80, diğer sermaye piyasası araçlarının ise yüzde 20 olduğunu belirterek, “Diğer ülkelere dönüp baktığımızda neredeyse bu oran tamamen terse dönüyor. Dolayısıyla bizim burada gidecek çok yolumuz var ama bu iş, emeklilik sistemi olmadan, sigortacılık büyümeden olacak iş değil. Bunun sistematik bir şekilde bireysel emeklilikle birlikte yapılabileceğini düşünenlerdenim” dedi.

Gayrisafi Milli Hasılanın Yüzde 5’i Kadar Tasarruf Açığımız Var

Tevfik Eraslan, Türkiye’nin, yatırımları ve tasarrufları arasındaki dengeye ve gelişmekte olan diğer ülkelerin durumuna da değinerek, bu konuda şu açıklamaları yaptı:

“Gelişmekte olan diğer ülkelerde tasarruflar gayrisafi milli hasılaya oranla yüzde 33; yatırımlarsa yüzde 32,9. Dolayısıyla bir miktar tasarruf fazlası var. Türkiye’ye geldiğimizde ise tasarrufların oranı yüzde 26,7; buna karşılık yatırımların oranı yüzde 31,5. Neredeyse gayrisafi milli hasılanın yüzde 5’i kadar tasarruf açığımız var. Dolayısıyla da ne yapıyoruz? Tasarruf fazlası veren diğer ülkelerden bu verdiğimiz açığı istiyoruz. Aslına bakarsanız ülke olarak da girdiğimiz sıkıntıların çoğunu da bu yüzden yaşıyoruz. Sistematik şekilde bu cari açığı kapatacak, tasarrufların da önünü açacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Şunu diyebiliriz, halkımızı bırakalım, kendiliğinden tasarruf etme alışkanlığı edinsin. Bu, dünyanın hiçbir yerinde böyle olmuyor, insanların önüne bir sistem koymadığınız takdirde, o sistemin içerisinde düzenli bir tasarruf alışkanlığı geliştirmelerini sağlamadığınız takdirde maalesef bu olamıyor.”

Varlıkların İçinde Emeklilik Fonlarının Payı Çok Küçük

Tevfik Eraslan, hane halkı varlıklarının içerisinde emeklilik yatırım fonlarının payının Amerika’da yüzde 30, ingiltere’de yüzde 54’ler mertebesinde olduğunu, ancak Türkiye’de bu rakamın halen çok düşük seviyelerde kaldığına da dikkat çekerek, “Bu rakamların yukarıya doğru taşınabilmesi için bizim birtakım işleri yapıyor olmamız lazım. Bir taraftan da sevindirici, çünkü gidecek çok yerimizin olduğunu da gösteriyor” dedi.

Emeklilik Fonları Sermaye Piyasalarına Büyük Katkıda Bulunuyor

Katılımcı sayısında son dönemdeki gelişmelerle önemli yol kat edildiğine ve önemli bir fon büyüklüğüne gelindiğine de değinen Eraslan, şunları söyledi:

“Portföy yönetim sektörü de bu işten hakikaten çok nemalandı. Portföy yönetim sektörünün yaklaşık olarak işinin yüzde 50’si bireysel emeklilik fonlarından geliyor. Yıllar itibariyle bu yüzde 55’e çıkıyor, yüzde 45’e iniyor ama ortalama da yüzde 50 gibi bir büyüklüğümüz var. Halka açık kısımlarının yüzde 3,4’ü bireysel emeklilik fonları tarafından satın alınmış. İhraç edilmiş özel sektör tahvillerinin yüzde 20,6’sı bireysel emeklilik fonları tarafından alınmış Yine ülkemizde ihraç edilmiş devlet iç borçlanma senetlerinin yüzde 6,7’si emeklilik yatırım fonları tarafından alınmış. Dolayısıyla bireysel emeklilik sistemi bütün olarak bu ülkenin ekonomisine çok büyük katkıda bulunuyor. Özellikle de sermaye piyasalarımıza çok büyük katkıda bulunuyor.”