spot_img
Cumartesi, Ağustos 1, 2026

GÜNCEL HABERLER

AXA Sigorta, CMU Risk Yönetimi işbirliği

0
AXA Sigorta, CMU Risk Yönetimi ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında kurumsal müşterilerine riskleri oluşmadan yönetmeye odaklanan bütüncül danışmanlık hizmetleri sunuyor. (BASIN BÜLTENİ) Risklerin her...

Sompo Sigorta’dan özel markalı kasko çözümleri

0
Sompo Sigorta, otomotiv sektörünün öncü markaları Renault, Dacia ve Alpine ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında geliştirdiği Markalı Kasko ile araç sahiplerine markalara özel bir...

Anadolu Sigorta’dan 54,2 milyar TL prim üretimi

0
Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre; prim üretimini %22 oranında artıran Anadolu Sigorta’nın aktif toplamı 151,3 milyar TL’ye ulaşırken yatırıma yönlendirilen portföy büyüklüğü de yılbaşından...

Emeklilere Türkiye Sigorta’dan özel avantajlar

0
Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye Sigorta iş birliği ile SGK emeklilerine yeni bir kampanya hayata geçirildi: Tamamlayıcı Sağlık, Konut, Kasko ve Trafik Sigortalarında, vade farksız...

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 481 Milyar TL’ye ulaştı

0
Anadolu Hayat Emeklilik, 2026 yılı ikinci çeyreğine ait finansal sonuçlarını paylaştı. Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki toplam fon büyüklüğü 407 milyar TL’ye ulaşan Anadolu Hayat Emeklilik,...

Hepiyi Sigorta, Anlık Hasar Ödeme Sistemi’ni hayata geçirdi

0
Hepiyi Sigorta, sigortacılıkta müşteri deneyimini yeniden şekillendirecek Anlık Hasar Ödeme Sistemini hayata geçirdi. Yapay zeka teknolojisiyle geliştirilen sistem sayesinde müşteriler, hasar ödemelerini saniyeler içerisinde...

AXA Türkiye’nin Değerler Ortağı Tunca Kuzey Kanalı’nı geçti

0
AXA Türkiye'nin "Değerler Ortağı" nöroçeşitliliğin gücünü temsil eden ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, dünyanın en zorlu açık su meydan okumaları arasında gösterilen Ocean's 7...

Anadolu Hayat Emeklilik ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği

0
Anadolu Hayat Emeklilik ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi arasındaki grup hayat sigortası iş birliği yenilendi. Yenilenen sözleşme kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan 7...

AXA Türkiye ve TSEV’den sektörde bir ilk

0
AXA Türkiye’nin Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) iş birliğiyle hayata geçirdiği “Tam da Sigortacı Olma Zamanı” Deneyim Programı, ikinci yılında gençleri sigorta sektörünü yakından...

Eureko Sigorta’dan iklim risklerine karşı veri odaklı çözüm

0
Eureko Sigorta, meteorolojik veri temelli uygulamasıyla tarım üreticilerinin iklim risklerini anlık takip ederek daha bilinçli ve zamanında karar almasına destek oluyor. Kayseri'de hayata geçirilen...
GenelTarım sigortasının primleri yüksek mi?

Tarım sigortasının primleri yüksek mi?

Devlet destekli tarım sigortasında ürüne ve riske göre çiftçinin ödeyeceği primin yüzde 50’si ila yüzde 70’e yakınını devlet karşılıyor. Mesela; bitkisel ürünlerin, seraların, hayvanların sigorta priminin yüzde 50’sine devlet katkı yaparken, meyvelerde don priminin yüzde 67’ye yakınını yine devlet ödüyor.

Salgın, tarımın stratejik öneme sahip olduğunu bir kere daha gösterdi. Diğer taraftan yaşanan doğal afetler nedeniyle tarım ciddi de risk altında. Salgın devam ediyor; afetlerin de sıklığı artacak. Açıkçası, bazılarına göre öyle olmasa da tarımda devamlılığı sağlayabilmenin tek yolu tarım sigortası. Bunları neden söyledim? Dikkat ediyorum, bir süredir devlet destekli tarım sigortasında fiyat tartışması yaşanıyor. Üretici, sigorta fiyatının yüksekliğinden yakınıyor, sigortacılar ise tersini savunuyor. Fiyat konusunu sık sık gündeme getiren ise Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB ) Başkanı Şemsi Bayraktar. Bayraktar, her platformda, tarım sigortasında istenilen düzeyde artışın sağlanamamasını yüksek prim tutarlarına bağlıyor ve çiftçinin mevcut fiyatlarla sigorta yaptırmakta zorlandığını, primlerin düşürülmesi gerektiğini söylüyor.

Prim Bedeli 12 Lira

Her iki tarafı da dinledim, araştırma da yaptım; ‘devlet destekli tarım sigortasında fiyatlar söylendiği gibi yüksek mi, çiftçi primleri ödemekte zorlanıyor mu?’ diye? Tarımla uğraşanlar bilir ama ben bilmeyenler için kısa bir özet geçeyim. Devlet destekli tarım sigortasında ürüne ve riske göre çiftçinin ödeyeceği primin yüzde 50’si ila yüzde 70’e yakınını devlet karşılıyor. Mesela; bitkisel ürünlerin, seraların, hayvanların sigorta priminin yüzde 50’sine devlet katkı yaparken, meyvelerde don priminin yüzde 67’ye yakınını yine devlet ödüyor.

Konuyu birkaç örnekle anlatayım. Çiftçi, yaklaşık 480 kilo buğdayını dolu riskine karşı sigortalatmak isterse ödeyeceği prim sadece 12 lira, kalanını devlet karşılıyor. Ürünün tamamı zarar görürse çiftçinin, TARSİM’den (Tarım Sigortaları Havuzu), alacağı zarar 768 lira. Bu açıdan bakıldığında buğday üreticisinin cebinden 12 lira çıkıyor ama karşılığında 765 lira hasar alıyor. Bir örnek daha vereyim. Üretici, besi sığırını sigortalatmak isterse, bir hayvan için ödeyeceği prim tutarı 202 lira; hayvan hastalıktan ölürse üreticinin alacağı tutar 15 bin lira. Yani, 15 bin liralık sigorta bedeli için ödenecek tutar sadece 202 lira. Mesela tarım sigortasında en çok tartışma konusu seralardır. Onu da öğrendim; sigorta bedeli 90 bin lira olan bir sera için çiftçinin ödeyeceği en yüksek prim bin 84 lira. Bu da şu anlama geliyor, çiftçinin cebinden sigorta için bin 84 lira çıkıyor; serası tamamen yok olursa sigortadan 90 bin lira hasar alıyor.

Üretici Risk Altında

Örnekleri çoğaltabilirim ama gerek yok. Sanırım, işin özünü anlatabilmişimdir. Eminim birileri, ‘muafiyet var, zararın tamamı karşılanmıyor’ diyecektir. Doğrudur, her sigortada olduğu gibi tarım sigortasının da şartları var. Bu şartların bazıları devlet destekli tarım sigortasında işliyor, bazı durumlarda işlemiyor. Kayısı örneğinde olduğu gibi. Malatya’da hemen hemen tüm kayısı üreticileri sigorta yaptırır. Her yıl da Malatya’da kayısıyı don vurur. Üretici bunu bildiği için de koştura koştura sigortasını yaptırır. TARSİM de her yıl don olacağını bile bile kayısıyı sigortalar ve her yıl da üreticiye hasarını öder. Bu durum aslında sigorta değil, çiftçiye destektir.

Peki, tarım sigortasında primler bundan daha da düşük olabilir mi? Olabilir, hatta bedavada olabilir, hatta hatta primin tamamını devlet karşılayabilir ama o zaman bu sisteme sigorta denmez. Şunu da belirteyim. İklim değişikliği nedeniyle bundan sonra daha çok afet yaşanacak ve bu afetler stratejik hale gelen tarıma, dolayısıyla da üreticimize daha da fazla zarar verecek. Bugün için kayıtlı 1.8 milyon çiftçi var ve sigorta yaptıran çiftçi sayısı bunun yüzde 10’unu bile henüz bulmuyor. Yani, üreticimizin yüzde 90’a yakını başta afetler olmak üzere tüm risklere açık. Kimse alınmasın gücenmesin ama ben bu işin primle falan alakası olduğunu zannetmiyor; çünkü prim tutarları ortada. Bence, başta TZOB olmak üzere tarımla ilgili tüm kesimlerin çiftçiyi sigorta yaptırması için biran önce teşvik etmesi lazım.

Noyan DOĞAN/Hürriyet Gazetesi

İLGİLİ HABERLER