spot_img
Cumartesi, Eylül 19, 2026

GÜNCEL HABERLER

TSB, Kazakhstan Insurance Forum 2026’ya katıldı

0
TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Ayhan Sincek ve Genel Sekreter Yardımcımız Şenol S. Şentürk, Kazakistan’ın Almatı kentinde düzenlenen Kazakhstan Insurance Forum...

AXA Türkiye, ‘House of Brokers’ buluşmasında iş ortaklarıyla bir araya geldi

0
AXA Türkiye, broker ve captive iş ortaklarıyla arasındaki güçlü iş birliğini pekiştirmek amacıyla düzenlediği “House of Brokers” buluşmasını bu yıl da gerçekleştirdi. Feriye’de düzenlenen...

COP31 Küresel Sürdürülebilir Sigorta Zirvesi, ekonomi genelinde iklim direncini artırmayı hedefliyor

0
Cenevre/Antalya (17 Eylül 2026)-Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB), 13-14 Kasım 2026 tarihlerinde Türkiye’nin Antalya kentinde düzenlenecek BM İklim Değişikliği...

İş’te KOBİ Sigortası İşCep’te

0
Türkiye İş Bankası, geniş kapsamda riskleri bütçe dostu maliyetlerle tek poliçede teminat altına alan Anadolu Sigorta imzalı İş'te KOBİ Sigortası’nı İşCep’ten hizmete sundu. (BASIN BÜLTENİ)...

Coface Türkiye’de üst düzey atama

0
Berna Keskin, Coface Türkiye’nin yeni ülke müdürü olarak atandı. Keskin, 80 yıllık risk yönetimi deneyimiyle 100 ülkede faaliyet gösteren Coface Grubu’nun Türkiye organizasyonuna liderlik...

Anadolu Sigorta’nın Bir Adım Daha Koşusu için geri sayım

0
Anadolu Sigorta’nın sağlıklı yaşamı desteklemek ve koşu kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla bu yıl ilk kez düzenleyeceği “Bir Adım Daha Koşusu”nda heyecan giderek artıyor....

TARSİM Almanya’da Tarım Sigortaları Değişim Programına katıldı

0
TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü ve beraberindeki TARSİM heyeti ile Türk Re Retrosesyon Kıdemli Uzmanı Ege...

Unico Sigorta yol haritasını Yapay Zekâ Destekli Strateji Toplantısı ile şekillendirdi

0
Unico Sigorta, düzenlediği Strateji Toplantısı’nda farklı departmanlardan yaklaşık 50 çalışanını bir araya getirdi. Toplantıda, sigorta sektörünü 2032’ye kadar etkilemesi beklenen trendler, trendlerin oluşturabileceği fırsatlar,...

Neova’nın Faaliyet Raporu uluslararası alanda önemli başarı elde etti

0
Neova Sigorta’nın 2025 Faaliyet Raporu, uluslararası iletişim platformu League of American Communications Professionals (LACP) tarafından düzenlenen 2025 Vision Awards’ta 100 üzerinden 99 puan alarak...

HDI Sigorta ve Eczacıbaşı Spor Kulübü güçlerini birleştirdi

0
HDI Sigorta ve Eczacıbaşı Spor Kulübü Türk voleybolunun geleceğine değer katacak 3 yıllık bir sponsorluk anlaşmasına imza attı. Anlaşma kapsamında Eczacıbaşı Spor Salonu, 2028-2029...
GenelUzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Uzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Yapılan son araştırmalar, pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporluyor. Bu hızlı değişimin sıfır güven yaklaşımını benimseyen birçok kurumun aklında soru işareti oluşturuyor. İşte, cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusu ve yanıtları.

Birçok şirketin uzaktan çalışma ortamlarına geçişini hızlandıran pandemi, şirketlerin büyüyen uzak iş gücünü barındıracak kadar esnek, kullanıcı merkezli ve titiz olan güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyaçlarını artırıyor. Yapılan araştırmalar, uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporlarken bu durum, şirketlerin sıfır güven yaklaşımına daha ılımlı bakmasına olanak tanıyor.

Ancak şirketlerin sıfır güven stratejilerini düşünürken bulut ortamına geçişler, geleneksel ağın ortadan kaldırılması, güven oluşturmak için doğru politikalar ve daha fazlasıyla ilgili soruları olabileceğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin (Managed Services Provider) karşılaşabileceği ve cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusunu sıralıyor.

  1. Ağımdaki kullanıcılar ve aygıtlar güvenilir değil mi? Hem büyük hem de küçük ölçekli şirketler, ağ içindeki kullanıcıları ve verileri güvence altına almak için kapsamlı güvenlik korumalarına ihtiyaç duymadıkları fikrinin kurbanı olabilir. Ancak günümüz teknoloji ortamında kuruluşların, varsayılan konumlarından bağımsız olarak tüm kullanıcıların, cihazların ve bağlantıların güvenilmez olduğunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Bir saldırganın tüm ağı tehlikeye atması için tek gereken şey kaybolan veya çalınan bir kurumsal kimlik bilgisidir. Bu nedenle konum doğrulama ve daha fazlası gibi risk tabanlı politikalarla çok faktörlü kimlik doğrulama yapmak, sıfır güven yaklaşımı için çok önemlidir.
  2. Sıfır güven duruşu oluşturmak için güçlü bir kimlik doğrulama yeterli olur mu? Sıfır güven ağları, kullanıcıların ve bilgisayarların şirket kaynaklarına erişmeden önce meşruiyet oluşturmasını sağlar. Müşteriler; uç nokta antivirüs, tehdit algılama ve yanıtlama gibi korumaları kullanarak cihazların yanı sıra çok faktörlü kimlik doğrulama ile kullanıcılarını da doğrulamalıdır. Böylece her iki çözümü kullanan müşteriler, paylaşılan ve güvenilmeyen bir cihazda aktif olan çalışanın erişimine izin verebilirler. Şirketlerin daha az IT görünürlüğüne ve denetimine sahip olduğu uzaktan çalışma çağında sıfır güven ağları, önemli riskleri önleyebilir.
  3. Uzak çalışanların ev ağları nispeten güvenli değil mi? Bazı müşteriler çalışanların ev ağlarının, paylaşılan ortak ortamlardan daha güvenli olduğuna inanabiliyor. Ancak sıfır güven duruşu oluşturmayı düşünen herhangi bir şirketin bu fikri tamamen reddetmesi gerekir. Kullanıcıların ev ağları; kahve dükkanlarından, havaalanlarından veya diğer uzak çalışma konumlarından, özünde daha güvenli veya daha az riskli değildir. Bu nedenle sıfır güven yaklaşımı kapsamında şirketler, ev ağlarına güvenilmeyen ortamlar olarak bakmalı ve risk tabanlı korumaların yanı sıra uzaktan çalışan eğitimlerini uygulamalılardır.
  4. Yüzde 100 bulut ortamına geçiş yapmam gerekiyor mu? Bazı müşteriler yerel ağ, uzaktan erişim veya VPN ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra tüm hizmetlerini buluta taşımaları gerektiğine inanabiliyor. Bu yaygın bir yanılgıdır çünkü çoğu şirket muhtemelen yerel kullanıcılar için hızlı erişime sahip alan adını, uygulama ve dosya sunucularını devam ettirmeyi isteyecektir. Kurumlar, sıfır güven yaklaşımının kesinlikle her şeyi buluta taşımak anlamına geldiğini düşünmemelilerdir. Kurumlar bir ofisi olduğu sürece, kullanıcıların yalnızca VPN aracılığıyla erişebilecekleri eski uygulamaları ve şirket içinde paylaşılan dosya sunucularını büyük olasılıkla koruyacaklardır. Sıfır güven stratejisiyle bile müşteriler, daha geniş bir iş uygulamaları altyapısının çekirdek ağ parçasını göz önünde bulundurmalıdır.
  5. Kullanıcı dostu bulut uygulama erişimleri için otomatik girişleri etkinleştirebilir miyim? Birçok bulut uygulaması, çalışanların Facebook, Twitter ve daha fazlası gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak oturum açmasına izin verir. Kullanıcıların tüm bulut uygulamalarına erişmek için bu tür kimlik bilgileriyle bir kez oturum açmasına izin vermek ise zaman tasarrufu sağlar ve müşteriler bu sosyal tabanlı otomatik oturum açmaların, kullanıcı deneyimlerini iyileştirmenin en iyi yolu olduğuna inanabilir. Ne yazık ki bu güvenli değildir ve tamamı risk yönetimiyle ilgili olan sıfır güven ilkelerinin oldukça dışındadır. Bulut hizmetleri için otomatik oturum açmaya veya tek oturum açmaya izin veren müşteriler, kimlik sağlayıcılar gibi şirket tarafından kontrol edilen kimlik bilgisi yönetimini ve SAML gibi protokolleri kullanan bulut uygulamalarıyla güven ilişkilerini kullanmalıdır.

İLGİLİ HABERLER