spot_img
Pazar, Ocak 18, 2026

GÜNCEL HABERLER

2026 katılım sigortacılığı etkinliklerinin ilki Marmara Üniversitesinde

0
Marmara Üniversitesi İslam Ekonomisi ve Finansı Enstitüsü (MÜİSEF) tarafından düzenlenen “Katılım Sigortacılığında Güncel Gelişmeler” başlıklı etkinlik 14 Ocak 2026 Çarşamba günü Marmara Üniversitesi ev...

Sompo 2026 hedefini açıkladı: 3,5 milyon müşteri

0
2025 yılında sektör ortalamasının üzerinde performans sergileyen Sompo Sigorta, prim üretimini yüzde 46 artırarak, 51,3 milyar TL seviyesine ulaştı. Pazar payını yüzde 5’e yükselten...

TSB: Hayat dışı sigortalarda acentelerin payı yüzde 60

0
Türkiye Sigorta Birliği (TSB), yaptığı açıklamada,  hayat dışı sigortacılıkta dağıtım kanalları arasında acentelerin yüzde 60 payla lider olduğunu belirtti. Sigorta acentelerinin hayat dışında payı yüzde...

Türk P&I Sigorta yat asistans hizmetini başlatıyor

0
Türk P&I Sigorta, yat sahiplerinin seyir konforunu artırmak ve ihtiyaç duydukları anlarda hızlı, profesyonel çözümler sunmak amacıyla, 1 Ocak 2026 itibarıyla yeni Yat Asistans...

Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması başvuruları başlıyor

0
Anadolu Hayat Emeklilik’in her yıl geleneksel olarak düzenlediği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması, 20. yılında kadın fotoğrafçılarla yeniden buluşuyor. Kadın fotoğrafçılara objektifleriyle hayata...

Türkiye Hayat Emeklilik’ten BES yaptıranlara özel kampanya

0
Türkiye Hayat Emeklilik, 1 Ocak-30 Haziran 2026 tarihleri arasında yeni BES sözleşmesi başlatan katılımcılarına özel olarak Türkiye Sigorta’dan Kasko, Konut ve Sağlık sigortalarında peşin...

UniKasko’da “Limitsiz İMM” dönemi

0
Unico Sigorta, UniKasko ürünü kapsamında sunduğu “Limitsiz İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM)” teminatı ile trafikte yaşanabilecek risklere karşı güvenceyi bir adım öteye taşıyor.  (BASIN BÜLTENİ) Unico...

Veli Utku Bay, Türk Reasürans Genel Müdürü Yardımcısı

0
Reasürans ve sigortacılık alanında 15 yılı aşkın deneyime sahip Veli Utku Bay, Aralık 2025 itibarıyla Türk Reasürans, Reasürans Kabullerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı....

2025’in en çok kazandıran BES fonu Katılım Emeklilik’ten

0
Türkiye’de bireysel emeklilik sistemi, 2025 yılında katılımcı sayısı, fon büyüklüğü ve reel getiriler bakımından dikkat çekici bir performans ortaya koydu. Bu güçlü tablo içinde...

“MetLife Benimle” 5 yaşında

0
MetLife Emeklilik ve Hayat, müşteri sadakat programı ‘MetLife Benimle’ ile 5 yıldır müşterilerinin hayatına değer katmayı sürdürüyor. 210’a yakın markayla yapılan iş birlikleri ile...
GenelUzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Uzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Yapılan son araştırmalar, pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporluyor. Bu hızlı değişimin sıfır güven yaklaşımını benimseyen birçok kurumun aklında soru işareti oluşturuyor. İşte, cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusu ve yanıtları.

Birçok şirketin uzaktan çalışma ortamlarına geçişini hızlandıran pandemi, şirketlerin büyüyen uzak iş gücünü barındıracak kadar esnek, kullanıcı merkezli ve titiz olan güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyaçlarını artırıyor. Yapılan araştırmalar, uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporlarken bu durum, şirketlerin sıfır güven yaklaşımına daha ılımlı bakmasına olanak tanıyor.

Ancak şirketlerin sıfır güven stratejilerini düşünürken bulut ortamına geçişler, geleneksel ağın ortadan kaldırılması, güven oluşturmak için doğru politikalar ve daha fazlasıyla ilgili soruları olabileceğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin (Managed Services Provider) karşılaşabileceği ve cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusunu sıralıyor.

  1. Ağımdaki kullanıcılar ve aygıtlar güvenilir değil mi? Hem büyük hem de küçük ölçekli şirketler, ağ içindeki kullanıcıları ve verileri güvence altına almak için kapsamlı güvenlik korumalarına ihtiyaç duymadıkları fikrinin kurbanı olabilir. Ancak günümüz teknoloji ortamında kuruluşların, varsayılan konumlarından bağımsız olarak tüm kullanıcıların, cihazların ve bağlantıların güvenilmez olduğunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Bir saldırganın tüm ağı tehlikeye atması için tek gereken şey kaybolan veya çalınan bir kurumsal kimlik bilgisidir. Bu nedenle konum doğrulama ve daha fazlası gibi risk tabanlı politikalarla çok faktörlü kimlik doğrulama yapmak, sıfır güven yaklaşımı için çok önemlidir.
  2. Sıfır güven duruşu oluşturmak için güçlü bir kimlik doğrulama yeterli olur mu? Sıfır güven ağları, kullanıcıların ve bilgisayarların şirket kaynaklarına erişmeden önce meşruiyet oluşturmasını sağlar. Müşteriler; uç nokta antivirüs, tehdit algılama ve yanıtlama gibi korumaları kullanarak cihazların yanı sıra çok faktörlü kimlik doğrulama ile kullanıcılarını da doğrulamalıdır. Böylece her iki çözümü kullanan müşteriler, paylaşılan ve güvenilmeyen bir cihazda aktif olan çalışanın erişimine izin verebilirler. Şirketlerin daha az IT görünürlüğüne ve denetimine sahip olduğu uzaktan çalışma çağında sıfır güven ağları, önemli riskleri önleyebilir.
  3. Uzak çalışanların ev ağları nispeten güvenli değil mi? Bazı müşteriler çalışanların ev ağlarının, paylaşılan ortak ortamlardan daha güvenli olduğuna inanabiliyor. Ancak sıfır güven duruşu oluşturmayı düşünen herhangi bir şirketin bu fikri tamamen reddetmesi gerekir. Kullanıcıların ev ağları; kahve dükkanlarından, havaalanlarından veya diğer uzak çalışma konumlarından, özünde daha güvenli veya daha az riskli değildir. Bu nedenle sıfır güven yaklaşımı kapsamında şirketler, ev ağlarına güvenilmeyen ortamlar olarak bakmalı ve risk tabanlı korumaların yanı sıra uzaktan çalışan eğitimlerini uygulamalılardır.
  4. Yüzde 100 bulut ortamına geçiş yapmam gerekiyor mu? Bazı müşteriler yerel ağ, uzaktan erişim veya VPN ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra tüm hizmetlerini buluta taşımaları gerektiğine inanabiliyor. Bu yaygın bir yanılgıdır çünkü çoğu şirket muhtemelen yerel kullanıcılar için hızlı erişime sahip alan adını, uygulama ve dosya sunucularını devam ettirmeyi isteyecektir. Kurumlar, sıfır güven yaklaşımının kesinlikle her şeyi buluta taşımak anlamına geldiğini düşünmemelilerdir. Kurumlar bir ofisi olduğu sürece, kullanıcıların yalnızca VPN aracılığıyla erişebilecekleri eski uygulamaları ve şirket içinde paylaşılan dosya sunucularını büyük olasılıkla koruyacaklardır. Sıfır güven stratejisiyle bile müşteriler, daha geniş bir iş uygulamaları altyapısının çekirdek ağ parçasını göz önünde bulundurmalıdır.
  5. Kullanıcı dostu bulut uygulama erişimleri için otomatik girişleri etkinleştirebilir miyim? Birçok bulut uygulaması, çalışanların Facebook, Twitter ve daha fazlası gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak oturum açmasına izin verir. Kullanıcıların tüm bulut uygulamalarına erişmek için bu tür kimlik bilgileriyle bir kez oturum açmasına izin vermek ise zaman tasarrufu sağlar ve müşteriler bu sosyal tabanlı otomatik oturum açmaların, kullanıcı deneyimlerini iyileştirmenin en iyi yolu olduğuna inanabilir. Ne yazık ki bu güvenli değildir ve tamamı risk yönetimiyle ilgili olan sıfır güven ilkelerinin oldukça dışındadır. Bulut hizmetleri için otomatik oturum açmaya veya tek oturum açmaya izin veren müşteriler, kimlik sağlayıcılar gibi şirket tarafından kontrol edilen kimlik bilgisi yönetimini ve SAML gibi protokolleri kullanan bulut uygulamalarıyla güven ilişkilerini kullanmalıdır.

İLGİLİ HABERLER