spot_img
Cumartesi, Temmuz 11, 2026

GÜNCEL HABERLER

DASK’tan Bursa’da deprem risk yönetiminde güç birliği mesajı

0
DASK, Bursa'daki İrtibat Ofisi’nde düzenlediği “Deprem Risk Yönetiminde İş Birliği Buluşması”nda kamu kurumlarını, iş dünyasını, sigorta sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Buluşmada; deprem risk...

Ana Sigorta, yeni sigorta ruhsatı aldı

0
Ana Sigorta yeni ruhsat aldı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu (SEDDK), yaptığı açıklama ile Ana Sigorta’ya yeni ruhsat verildiğini duyurdu. Ana Sigorta’ya...

SEDDK, TSB katılım sigortacılığı için bir araya geldi

0
Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin erişilebilirliğinin artırılması amacıyla, SEDDK Başkanı Davut Menteş’in başkanlığında bir toplantı gerçekleştirildi. Katılım sigortacılığının geliştirilmesi ve katılım sigortacılığı ürünlerinin...

HDI Sigorta Togg iş birliği

0
HDI Sigorta, Togg ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında Togg Kasko ürününü Trumore platformunda sunuyor. Elektrikli ve bağlantılı akıllı cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte değişen kullanıcı ihtiyaçlarına...

Coşkun Gölpınar trafik sigortasındaki düzenlemeleri değerlendirdi

0
Doğa Sigorta Genel Müdürü Coşkun Gölpınar, hayata geçirilen düzenlemelerin sektörde daha şeffaf, öngörülebilir ve güvenilir bir hasar yönetimi anlayışını desteklediğini belirterek, "1 Temmuz itibarıyla...

Fitch Ratings, Mapfre Sigorta’nın finansal gücünü teyit etti

0
Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch Ratings, Mapfre Sigorta'nın Finansal Güçlülük Notunu (IFS) AA+(tur), görünümünü ise durağan olarak teyit etti. Şirketin kendi sermaye modeli ile...

Sanem Çıngay Buçukoğlu’na AXA Grubu’nda global sorumluluk

0
AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu; AXA Grubu’nun global sağlık stratejilerine yön veren AXA Health Global’in üst yönetim kadrosunda...

Anadolu Sigorta, KOBİ’lerin güvenli büyüme yolculuğuna eşlik ediyor

0
Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan yaklaşık 4 milyon KOBİ, Anadolu Sigorta'nın 2026 yılı ve sonrasındaki en önemli odağını oluşturuyor. İşletmelerin yalnızca bugünkü risklerine değil,...

Garanti BBVA Emeklilik’ten BES’lilere ve BES başlatacaklara özel çekiliş

0
31 Temmuz’a kadar Garanti BBVA Emeklilik’ten BES veya Çocuklara BES başlatan veya mevcut sözleşmelerindeki katkı payını artıran müşteriler, çekilişle MacBook Pro ve iPhone 17...

HDI Sigorta, yönetim kurulu üyeleri, acenteleriyle İzmir’de buluştu

0
HDI Sigorta’nın, hasar süreçlerinde hizmet kalitesini ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği Hızlı Destek Servisi (HDS) toplantılarının ikinci durağı İzmir oldu....
GenelUzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Uzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Yapılan son araştırmalar, pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporluyor. Bu hızlı değişimin sıfır güven yaklaşımını benimseyen birçok kurumun aklında soru işareti oluşturuyor. İşte, cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusu ve yanıtları.

Birçok şirketin uzaktan çalışma ortamlarına geçişini hızlandıran pandemi, şirketlerin büyüyen uzak iş gücünü barındıracak kadar esnek, kullanıcı merkezli ve titiz olan güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyaçlarını artırıyor. Yapılan araştırmalar, uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporlarken bu durum, şirketlerin sıfır güven yaklaşımına daha ılımlı bakmasına olanak tanıyor.

Ancak şirketlerin sıfır güven stratejilerini düşünürken bulut ortamına geçişler, geleneksel ağın ortadan kaldırılması, güven oluşturmak için doğru politikalar ve daha fazlasıyla ilgili soruları olabileceğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin (Managed Services Provider) karşılaşabileceği ve cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusunu sıralıyor.

  1. Ağımdaki kullanıcılar ve aygıtlar güvenilir değil mi? Hem büyük hem de küçük ölçekli şirketler, ağ içindeki kullanıcıları ve verileri güvence altına almak için kapsamlı güvenlik korumalarına ihtiyaç duymadıkları fikrinin kurbanı olabilir. Ancak günümüz teknoloji ortamında kuruluşların, varsayılan konumlarından bağımsız olarak tüm kullanıcıların, cihazların ve bağlantıların güvenilmez olduğunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Bir saldırganın tüm ağı tehlikeye atması için tek gereken şey kaybolan veya çalınan bir kurumsal kimlik bilgisidir. Bu nedenle konum doğrulama ve daha fazlası gibi risk tabanlı politikalarla çok faktörlü kimlik doğrulama yapmak, sıfır güven yaklaşımı için çok önemlidir.
  2. Sıfır güven duruşu oluşturmak için güçlü bir kimlik doğrulama yeterli olur mu? Sıfır güven ağları, kullanıcıların ve bilgisayarların şirket kaynaklarına erişmeden önce meşruiyet oluşturmasını sağlar. Müşteriler; uç nokta antivirüs, tehdit algılama ve yanıtlama gibi korumaları kullanarak cihazların yanı sıra çok faktörlü kimlik doğrulama ile kullanıcılarını da doğrulamalıdır. Böylece her iki çözümü kullanan müşteriler, paylaşılan ve güvenilmeyen bir cihazda aktif olan çalışanın erişimine izin verebilirler. Şirketlerin daha az IT görünürlüğüne ve denetimine sahip olduğu uzaktan çalışma çağında sıfır güven ağları, önemli riskleri önleyebilir.
  3. Uzak çalışanların ev ağları nispeten güvenli değil mi? Bazı müşteriler çalışanların ev ağlarının, paylaşılan ortak ortamlardan daha güvenli olduğuna inanabiliyor. Ancak sıfır güven duruşu oluşturmayı düşünen herhangi bir şirketin bu fikri tamamen reddetmesi gerekir. Kullanıcıların ev ağları; kahve dükkanlarından, havaalanlarından veya diğer uzak çalışma konumlarından, özünde daha güvenli veya daha az riskli değildir. Bu nedenle sıfır güven yaklaşımı kapsamında şirketler, ev ağlarına güvenilmeyen ortamlar olarak bakmalı ve risk tabanlı korumaların yanı sıra uzaktan çalışan eğitimlerini uygulamalılardır.
  4. Yüzde 100 bulut ortamına geçiş yapmam gerekiyor mu? Bazı müşteriler yerel ağ, uzaktan erişim veya VPN ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra tüm hizmetlerini buluta taşımaları gerektiğine inanabiliyor. Bu yaygın bir yanılgıdır çünkü çoğu şirket muhtemelen yerel kullanıcılar için hızlı erişime sahip alan adını, uygulama ve dosya sunucularını devam ettirmeyi isteyecektir. Kurumlar, sıfır güven yaklaşımının kesinlikle her şeyi buluta taşımak anlamına geldiğini düşünmemelilerdir. Kurumlar bir ofisi olduğu sürece, kullanıcıların yalnızca VPN aracılığıyla erişebilecekleri eski uygulamaları ve şirket içinde paylaşılan dosya sunucularını büyük olasılıkla koruyacaklardır. Sıfır güven stratejisiyle bile müşteriler, daha geniş bir iş uygulamaları altyapısının çekirdek ağ parçasını göz önünde bulundurmalıdır.
  5. Kullanıcı dostu bulut uygulama erişimleri için otomatik girişleri etkinleştirebilir miyim? Birçok bulut uygulaması, çalışanların Facebook, Twitter ve daha fazlası gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak oturum açmasına izin verir. Kullanıcıların tüm bulut uygulamalarına erişmek için bu tür kimlik bilgileriyle bir kez oturum açmasına izin vermek ise zaman tasarrufu sağlar ve müşteriler bu sosyal tabanlı otomatik oturum açmaların, kullanıcı deneyimlerini iyileştirmenin en iyi yolu olduğuna inanabilir. Ne yazık ki bu güvenli değildir ve tamamı risk yönetimiyle ilgili olan sıfır güven ilkelerinin oldukça dışındadır. Bulut hizmetleri için otomatik oturum açmaya veya tek oturum açmaya izin veren müşteriler, kimlik sağlayıcılar gibi şirket tarafından kontrol edilen kimlik bilgisi yönetimini ve SAML gibi protokolleri kullanan bulut uygulamalarıyla güven ilişkilerini kullanmalıdır.

İLGİLİ HABERLER