spot_img
Çarşamba, Mayıs 6, 2026

GÜNCEL HABERLER

Thomas Buberl, AXA’nın CEO’su olarak yeniden atandı

0
AXA’nın, 30 Nisan tarihinde gerçekleşen hissedarlar toplantısında Thomas Buberl'in görev süresinin dört yıl daha uzatılmasına karar verdi. Thomas Buberl, 4 yıllık bir dönem için AXA'nın...

“Yüzyıllık İmza”, yeni hikâyelere taşınıyor

0
Anadolu Sigorta, 100. yıl kutlamaları kapsamında 2025 yılında hayata geçirdiği “Yüzyıllık İmza” gösterisinde kullanılan yüzlerce kostüm ve sahne malzemesini Tiyatro Kooperatifi iş birliğiyle, tiyatro...

‘Kadın Gözüyle Hayattan Kareler’in 20. yılında kazananlar açıklandı

0
Anadolu Hayat Emeklilik tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen “Kadın Gözüyle Hayattan Kareler” fotoğraf yarışmasının sonuçları açıklandı. İlham Kazdal, “Bulmaca” adlı fotoğrafıyla birinciliğe layık görülürken,...

HDI Sigorta MintiDate Exclusive 2026’ya sponsor

0
HDI Sigorta bu yıl 7’nci kez düzenlenen, eğitim alanında uluslararası iş birliği fırsatları ile güncel gelişmelerin ele alındığı MintiDate Exclusive 2026’ya Gold sponsor oldu. (BASIN...

Anadolu Sigorta’dan ilk çeyrekte 3.84 milyar TL kar

0
2026’nın ilk üç ayında 29,6 milyar TL prim üretimi gerçekleştiren Anadolu Sigorta, geçen yılın aynı dönemine göre prim üretimini %28 oranında artırdı. (BASIN BÜLTENİ) Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre; prim üretimini %28...

Anadolu Hayat Emeklilik’ten 2 yeni katılım fonu

0
Anadolu Hayat Emeklilik, kuruluşunu geçtiğimiz haftalarda duyurduğu iki yeni fonunu halka arz etti. Anadolu Hayat Emeklilik Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ile Anadolu...

Marsh, Formula 1’in risk ve sigorta brokerliği ortağı oldu

0
Marsh (NYSE: MRSH), Formula 1 ile uzun süreli bir sponsorluk başlattığını duyurdu. Bu iş birliği kapsamında, F1’in ilk resmi Risk ve Sigorta Brokerliği Ortağı...

AXA Sigorta longevity alanında öncü iş birliği

0
AXA Sigorta, sağlık alanındaki dönüşüm vizyonunu bir adım ileri taşıyarak biyoteknoloji şirketi Phenome Omics’in geliştirdiği Phenome Longevity platformu ile stratejik bir iş birliğine imza...

MHR GYO’ya GYODER Zirvesi’nde ödül

0
Türkiye gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gayrimenkul Zirvesi, “Soruyu Değiştirmek” temasıyla Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. (BASIN BÜLTENİ) Sektörün tüm...

Neova Sigorta, küresel sektör gündemini takip etti

0
Neova Sigorta, ICISA Spring Meetings 2026 kapsamında Barselona’da düzenlenen toplantılara katıldı. Toplantılarda, küresel kredi sigortası ve kefalet sektörünün güncel risk gündemine ilişkin başlıklar ele...
GenelUzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Uzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Yapılan son araştırmalar, pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporluyor. Bu hızlı değişimin sıfır güven yaklaşımını benimseyen birçok kurumun aklında soru işareti oluşturuyor. İşte, cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusu ve yanıtları.

Birçok şirketin uzaktan çalışma ortamlarına geçişini hızlandıran pandemi, şirketlerin büyüyen uzak iş gücünü barındıracak kadar esnek, kullanıcı merkezli ve titiz olan güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyaçlarını artırıyor. Yapılan araştırmalar, uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporlarken bu durum, şirketlerin sıfır güven yaklaşımına daha ılımlı bakmasına olanak tanıyor.

Ancak şirketlerin sıfır güven stratejilerini düşünürken bulut ortamına geçişler, geleneksel ağın ortadan kaldırılması, güven oluşturmak için doğru politikalar ve daha fazlasıyla ilgili soruları olabileceğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin (Managed Services Provider) karşılaşabileceği ve cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusunu sıralıyor.

  1. Ağımdaki kullanıcılar ve aygıtlar güvenilir değil mi? Hem büyük hem de küçük ölçekli şirketler, ağ içindeki kullanıcıları ve verileri güvence altına almak için kapsamlı güvenlik korumalarına ihtiyaç duymadıkları fikrinin kurbanı olabilir. Ancak günümüz teknoloji ortamında kuruluşların, varsayılan konumlarından bağımsız olarak tüm kullanıcıların, cihazların ve bağlantıların güvenilmez olduğunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Bir saldırganın tüm ağı tehlikeye atması için tek gereken şey kaybolan veya çalınan bir kurumsal kimlik bilgisidir. Bu nedenle konum doğrulama ve daha fazlası gibi risk tabanlı politikalarla çok faktörlü kimlik doğrulama yapmak, sıfır güven yaklaşımı için çok önemlidir.
  2. Sıfır güven duruşu oluşturmak için güçlü bir kimlik doğrulama yeterli olur mu? Sıfır güven ağları, kullanıcıların ve bilgisayarların şirket kaynaklarına erişmeden önce meşruiyet oluşturmasını sağlar. Müşteriler; uç nokta antivirüs, tehdit algılama ve yanıtlama gibi korumaları kullanarak cihazların yanı sıra çok faktörlü kimlik doğrulama ile kullanıcılarını da doğrulamalıdır. Böylece her iki çözümü kullanan müşteriler, paylaşılan ve güvenilmeyen bir cihazda aktif olan çalışanın erişimine izin verebilirler. Şirketlerin daha az IT görünürlüğüne ve denetimine sahip olduğu uzaktan çalışma çağında sıfır güven ağları, önemli riskleri önleyebilir.
  3. Uzak çalışanların ev ağları nispeten güvenli değil mi? Bazı müşteriler çalışanların ev ağlarının, paylaşılan ortak ortamlardan daha güvenli olduğuna inanabiliyor. Ancak sıfır güven duruşu oluşturmayı düşünen herhangi bir şirketin bu fikri tamamen reddetmesi gerekir. Kullanıcıların ev ağları; kahve dükkanlarından, havaalanlarından veya diğer uzak çalışma konumlarından, özünde daha güvenli veya daha az riskli değildir. Bu nedenle sıfır güven yaklaşımı kapsamında şirketler, ev ağlarına güvenilmeyen ortamlar olarak bakmalı ve risk tabanlı korumaların yanı sıra uzaktan çalışan eğitimlerini uygulamalılardır.
  4. Yüzde 100 bulut ortamına geçiş yapmam gerekiyor mu? Bazı müşteriler yerel ağ, uzaktan erişim veya VPN ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra tüm hizmetlerini buluta taşımaları gerektiğine inanabiliyor. Bu yaygın bir yanılgıdır çünkü çoğu şirket muhtemelen yerel kullanıcılar için hızlı erişime sahip alan adını, uygulama ve dosya sunucularını devam ettirmeyi isteyecektir. Kurumlar, sıfır güven yaklaşımının kesinlikle her şeyi buluta taşımak anlamına geldiğini düşünmemelilerdir. Kurumlar bir ofisi olduğu sürece, kullanıcıların yalnızca VPN aracılığıyla erişebilecekleri eski uygulamaları ve şirket içinde paylaşılan dosya sunucularını büyük olasılıkla koruyacaklardır. Sıfır güven stratejisiyle bile müşteriler, daha geniş bir iş uygulamaları altyapısının çekirdek ağ parçasını göz önünde bulundurmalıdır.
  5. Kullanıcı dostu bulut uygulama erişimleri için otomatik girişleri etkinleştirebilir miyim? Birçok bulut uygulaması, çalışanların Facebook, Twitter ve daha fazlası gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak oturum açmasına izin verir. Kullanıcıların tüm bulut uygulamalarına erişmek için bu tür kimlik bilgileriyle bir kez oturum açmasına izin vermek ise zaman tasarrufu sağlar ve müşteriler bu sosyal tabanlı otomatik oturum açmaların, kullanıcı deneyimlerini iyileştirmenin en iyi yolu olduğuna inanabilir. Ne yazık ki bu güvenli değildir ve tamamı risk yönetimiyle ilgili olan sıfır güven ilkelerinin oldukça dışındadır. Bulut hizmetleri için otomatik oturum açmaya veya tek oturum açmaya izin veren müşteriler, kimlik sağlayıcılar gibi şirket tarafından kontrol edilen kimlik bilgisi yönetimini ve SAML gibi protokolleri kullanan bulut uygulamalarıyla güven ilişkilerini kullanmalıdır.

İLGİLİ HABERLER