spot_img
Pazar, Şubat 1, 2026

GÜNCEL HABERLER

Tren kazasına sigortadan kişi başı 144 bin Euro tazminat

0
İspanya'nın geçen hafta 45 kişinin ölümüne, 150'den fazla kişinin yaralanmasına neden olan yüksek hızlı tren kazasının kurbanlarına 216.000 Euro ödeme yapılacak. Bu ödeme, hükümetten sağlanacak 72.000...

Quick Finans 2025 2. El Oto Raporu yayınlandı

0
Quick Finans’ın SmartIQ iş birliğiyle yayınladığı 2. El Oto Raporu’nun 2025 yılının genel değerlendirmesine ait verilerinin yer aldığı yılın son sayısında, yıl genelindeki otomotiv...

Arızaların yüzde 25’i üç büyük ilde. İlk sırayı motor arızası alıyor

0
Türkiye genelinde araç arızalarından kaynaklanan yol yardım (RSA) hizmetlerine ilişkin kapsamlı veriler, sürücülerin en sık hangi sorunlarla karşılaştığını ve bu sorunların hangi şehirlerde yoğunlaştığını...

Quick Sigorta’dan motosikletlilere uygun fiyatlı kasko

0
Motosiklet kullanıcıları için uzun yıllardır pahalı olduğu düşünülen kasko sigortasında yeni bir dönem başlıyor. Yüksek fiyatlar ve sınırlı teminatlar nedeniyle kasko yaptırmakta zorlanan motosikletliler,...

Anadolu Hayat Emeklilik 2026 hedeflerini paylaştı

0
Anadolu Hayat Emeklilik, her yıl geleneksel olarak düzenlediği Acenteler ve Direkt Satış Zirvelerini bu yıl 15 ve 17 Ocak tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirdi. Zirvelerde, 2025...

Sibel Sağlam Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı Müdürü

0
Türk Sigorta Enstitüsü Vakfı (TSEV) Yönetim Kurulu kararıyla Sibel Sağlam, TSEV Müdürü olarak atandı. Sağlam, 19 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yeni görevine başladı. Marmara Üniversitesi...

Türkiye Sigorta’dan çalışan mutluluğunda başarı

0
Happy Place to Work Sertifikası’nı almaya hak kazanan Türkiye Sigorta, çalışanlarından aldığı 82,3 puanla Türkiye’nin En Mutlu İşyerleri listesine de aday oldu. (BASIN BÜLTENİ) Çalışan...

Anadolu Sigorta’dan elektrikli araç kullanıcılarına evde şarj güvencesi

0
Anadolu Sigorta, Elektrikli Araç Kasko Sigortası ürününde bir ilke imza attı. Şirket, gerçekleştirdiği teminat değişikliğiyle, kullanıcıların evde şarj süreçlerini de güvence altına alarak elektrikli...

Garanti BBVA Emeklilik’ten ameliyat sigortası

0
Garanti BBVA Emeklilik, yatış gerektiren cerrahi müdahalelere odaklanan Ameliyat Sigortası ürününü Garanti BBVA Mobil üzerinden uçtan uca dijital satışla müşterilerinin hizmetine sundu. Ürün; ameliyat,...

Türkiye Hayat Emeklilik’ten Devlet Katkısının Ötesinde BES raporu

0
Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü, “Devlet Katkısının Ötesinde BES” raporunda BES’in piyasadaki reel getiri üretme kapasitesini ve BES fonlarının performansını...
GenelUzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Uzaktan çalışma eğilimi yüzde 87 artacak

Yapılan son araştırmalar, pandemiyle birlikte hayatımıza giren uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporluyor. Bu hızlı değişimin sıfır güven yaklaşımını benimseyen birçok kurumun aklında soru işareti oluşturuyor. İşte, cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusu ve yanıtları.

Birçok şirketin uzaktan çalışma ortamlarına geçişini hızlandıran pandemi, şirketlerin büyüyen uzak iş gücünü barındıracak kadar esnek, kullanıcı merkezli ve titiz olan güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyaçlarını artırıyor. Yapılan araştırmalar, uzaktan çalışma eğiliminin 2025 yılına kadar yüzde 87 oranda artacağını raporlarken bu durum, şirketlerin sıfır güven yaklaşımına daha ılımlı bakmasına olanak tanıyor.

Ancak şirketlerin sıfır güven stratejilerini düşünürken bulut ortamına geçişler, geleneksel ağın ortadan kaldırılması, güven oluşturmak için doğru politikalar ve daha fazlasıyla ilgili soruları olabileceğini aktaran WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin (Managed Services Provider) karşılaşabileceği ve cevaplamaya hazırlanması gereken 5 sıfır güven sorusunu sıralıyor.

  1. Ağımdaki kullanıcılar ve aygıtlar güvenilir değil mi? Hem büyük hem de küçük ölçekli şirketler, ağ içindeki kullanıcıları ve verileri güvence altına almak için kapsamlı güvenlik korumalarına ihtiyaç duymadıkları fikrinin kurbanı olabilir. Ancak günümüz teknoloji ortamında kuruluşların, varsayılan konumlarından bağımsız olarak tüm kullanıcıların, cihazların ve bağlantıların güvenilmez olduğunu göz önünde bulundurmaları gerekiyor. Bir saldırganın tüm ağı tehlikeye atması için tek gereken şey kaybolan veya çalınan bir kurumsal kimlik bilgisidir. Bu nedenle konum doğrulama ve daha fazlası gibi risk tabanlı politikalarla çok faktörlü kimlik doğrulama yapmak, sıfır güven yaklaşımı için çok önemlidir.
  2. Sıfır güven duruşu oluşturmak için güçlü bir kimlik doğrulama yeterli olur mu? Sıfır güven ağları, kullanıcıların ve bilgisayarların şirket kaynaklarına erişmeden önce meşruiyet oluşturmasını sağlar. Müşteriler; uç nokta antivirüs, tehdit algılama ve yanıtlama gibi korumaları kullanarak cihazların yanı sıra çok faktörlü kimlik doğrulama ile kullanıcılarını da doğrulamalıdır. Böylece her iki çözümü kullanan müşteriler, paylaşılan ve güvenilmeyen bir cihazda aktif olan çalışanın erişimine izin verebilirler. Şirketlerin daha az IT görünürlüğüne ve denetimine sahip olduğu uzaktan çalışma çağında sıfır güven ağları, önemli riskleri önleyebilir.
  3. Uzak çalışanların ev ağları nispeten güvenli değil mi? Bazı müşteriler çalışanların ev ağlarının, paylaşılan ortak ortamlardan daha güvenli olduğuna inanabiliyor. Ancak sıfır güven duruşu oluşturmayı düşünen herhangi bir şirketin bu fikri tamamen reddetmesi gerekir. Kullanıcıların ev ağları; kahve dükkanlarından, havaalanlarından veya diğer uzak çalışma konumlarından, özünde daha güvenli veya daha az riskli değildir. Bu nedenle sıfır güven yaklaşımı kapsamında şirketler, ev ağlarına güvenilmeyen ortamlar olarak bakmalı ve risk tabanlı korumaların yanı sıra uzaktan çalışan eğitimlerini uygulamalılardır.
  4. Yüzde 100 bulut ortamına geçiş yapmam gerekiyor mu? Bazı müşteriler yerel ağ, uzaktan erişim veya VPN ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra tüm hizmetlerini buluta taşımaları gerektiğine inanabiliyor. Bu yaygın bir yanılgıdır çünkü çoğu şirket muhtemelen yerel kullanıcılar için hızlı erişime sahip alan adını, uygulama ve dosya sunucularını devam ettirmeyi isteyecektir. Kurumlar, sıfır güven yaklaşımının kesinlikle her şeyi buluta taşımak anlamına geldiğini düşünmemelilerdir. Kurumlar bir ofisi olduğu sürece, kullanıcıların yalnızca VPN aracılığıyla erişebilecekleri eski uygulamaları ve şirket içinde paylaşılan dosya sunucularını büyük olasılıkla koruyacaklardır. Sıfır güven stratejisiyle bile müşteriler, daha geniş bir iş uygulamaları altyapısının çekirdek ağ parçasını göz önünde bulundurmalıdır.
  5. Kullanıcı dostu bulut uygulama erişimleri için otomatik girişleri etkinleştirebilir miyim? Birçok bulut uygulaması, çalışanların Facebook, Twitter ve daha fazlası gibi sosyal medya hesaplarını kullanarak oturum açmasına izin verir. Kullanıcıların tüm bulut uygulamalarına erişmek için bu tür kimlik bilgileriyle bir kez oturum açmasına izin vermek ise zaman tasarrufu sağlar ve müşteriler bu sosyal tabanlı otomatik oturum açmaların, kullanıcı deneyimlerini iyileştirmenin en iyi yolu olduğuna inanabilir. Ne yazık ki bu güvenli değildir ve tamamı risk yönetimiyle ilgili olan sıfır güven ilkelerinin oldukça dışındadır. Bulut hizmetleri için otomatik oturum açmaya veya tek oturum açmaya izin veren müşteriler, kimlik sağlayıcılar gibi şirket tarafından kontrol edilen kimlik bilgisi yönetimini ve SAML gibi protokolleri kullanan bulut uygulamalarıyla güven ilişkilerini kullanmalıdır.

İLGİLİ HABERLER